Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1758
Karar No: 2020/1218
Karar Tarihi: 23.06.2020

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/1758 Esas 2020/1218 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, finansal kiralama sözleşmesiyle makinelerin kiralanması konusunda anlaşma sağladıklarını ancak makinelerin vaat edilen sürede teslim edilmediğini ve çalışmadığını iddia ederek davalının takip ve ipotekle borçları tahsil etme hakkı olmadığını talep etmişlerdir. Ancak mahkeme daha önceki bir kararın kesinleşmesi nedeniyle davanın reddine hükmetmiştir. Temyiz incelemesinde ise kesin hüküm teşkil etmediği belirtilen kararın sadece taraflar arasındaki çekişmenin unsuru olan bazı vakıalar yönünden kesin delil olabileceği ve davanın bu yönden yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak mahkeme kararı bozulmuştur.
Kanun Maddeleri: İcra ve İflas Kanunu'nun 45/3 maddesi.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2018/1758 E.  ,  2020/1218 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - KARAR -

    Davacılar vekili, davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında 3 adet makinenin kiralanması konusunda finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, davacı şahsın sözleşmeye kefil olduğunu ve bu sözleşmeden kaynaklanan doğmuş ve doğacak alacakların teminatı olmak üzere davalı şirket lehine davacı şahsın pay sahibi olduğu parsel üzerinde ipotek tesis edildiğini, ancak sözleşme konusu makinelerin vaat edilen sürede teslim edilmediğini, teslim edildikten sonra da çalışmadığını, davalı şirketin hiçbir suretle destek hizmeti vermediğini, bu nedenle sözleşmeye dayalı alınan bonolardan dolayı başlatılan kambiyo senedine özgü takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini, ipoteğin fekkini, davalının ipotek bedelinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı şirket vekili, davacıların iddialarının daha önce yargılaması yapılarak kesinleşen Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/174 esas ve 2012/175 karar sayılı ve 08.03.2012 tarihli kararıyla sübut olduğunu, ayrıca aralarındaki sözleşme hükümleri kapsamında kiracı davacı şirketin kira bedellerini ödemekten imtina edemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/174 esas ve 2012/175 karar sayılı ve 08.03.2012 tarihli dava dosyasında, davacıların iddialarının gözönüne alındığı ve yerel mahkeme kararının Yargıtay denetiminden geçerek onandığı, bu nedenle takip konusu uyuşmazlık hakkında öncesinde verilmiş ve kesinleşmiş bir ilam olduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, finansal kiralama sözleşmesinde kiracı olan şirket ile finansal kiralama sözleşmesinin kefili ve ayrıca finansal kiralama sözleşmesinden doğabilecek finansal kiracı borçlarının teminatı olarak ipotek veren ve yine bu sözleşmedeki kira bedellerinin ödenmesi için verilmiş finansal kiracı tarafından keşide edilmiş bonolarda avalist olan gerçek kişi tarafından finansal kiralayana karşı açılmış bir menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasının konusu, davalı tarafından davacılar aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik takip ile bonoların tahsilini amaçlayan diğer bir takip dosyasıdır. Davacılar menfi tespit davalarını, davalı tarafından kiralanan makinelerin sözleşmeye uygun zamanda teslim edilmediği gibi çalışır vaziyette teslim edilmediği, bu nedenle davalının kira bedelini talep edemeyeceği iddiasına dayandırmaktadır. 2004 sayılı İİK’nun 45/3 maddesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesiyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bonolara dayalı takip yapılması mümkündür. Ancak mahkemece davacıların iddiaları ve davalının savunması üzerinde durulup işin esası incelenmesi gerekirken dava, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/174 esas ve 2012/175 karar sayılı ve 08.03.2012 tarihli kesinleşmiş kararın taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiği belirtilerek dava şartı yokluğundan reddedilmiştir. Ancak somut olayda kesin hükmün varlığından söz edilemez. Zira kesin hüküm olması için davanın tarafları, konusu ve dava konusu hakkında verilen hüküm sebebinin aynı olması gerekir. Buna karşılık mahkemece kesin hüküm kabul edilen yukarıda yazılı karar sadece taraflar arasındaki çekişmenin unsuru olan bazı vakıalar yönünden kesin delil olabilir. İşbu dosya bu açıdan incelendiğinde; kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen asıl davadaki kararın usule ilişkin olması nedeniyle kesin delil olarak kabul edilecek bir vakıa bulunmamaktadır. Birleşen davanın konusu ise finansal kiralama sözleşmesinin haklı feshi, kiralama konusu malın aynen iadesi, iade mümkün olmadığı takdirde kira bedellerinin ödenmesi konusunda olup, sözleşme konusu kararın kesinleşmiş olması nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin finansal kiralama şirketi tarafından haklı feshedildiği, malın aynen iadesi veya bedelinin ödenmesi hususunda taraflar arasında sözleşme konusu bu davada iddialar yönünden kesin delil teşkil edeceği gözönüne alınmalıdır.
    Mahkemece taraflar arasındaki ihtilafın bu şekilde değerlendirilip, tahkikatın bu biçimde yürütülüp, hasıl olacak sonuca göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi