
Esas No: 2011/3044
Karar No: 2012/36
Karar Tarihi: 16.01.2012
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2011/3044 Esas 2012/36 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin ihraç edildiğini, açtıkları dava sonunda ihraç kararının iptaline karar verildiğini ileri sürerek, davacının aidat borcu belirlenerek davalı kooperatife ödeme yapılmak üzere süre verilmesini, ödeme sonrasında davalı kooperatif adına tescilli ... Mevkii, 357. Ada, 1 Nolu Parselde kain 138 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının aidat borcunun 41.969,97 TL olduğu, davacının bu meblağı yargılama sırasında ödediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortağı olan davacıya çekilen kur"ada isabet eden dairenin tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. madde hükmünde yazılı eşitlik ilkesi gereğince, tüm ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler.
Davacının tapu iptali ve tescili isteyebilmesi için, kur’ada adına isabet eden hisseye yönelik tüm ödemeleri yapmış olduğunu, konut sahibi olan diğer ortaklarla eşit durumda olduğunu ispatlaması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının davalı kooperatifin ortağı iken ihraç edildiği, açılan dava sonunda ortaklığa geri döndüğü, aidat borçlarını ödemediği, dava ile aidat borcu belirlenerek davalı kooperatife ödeme yapılmak üzere tarafına süre verilmesini, yapacağı ödeme sonrasında kur’ada adına isabet eden dairenin davalı kooperatif adına olan tapusunun iptali ile adına tescili istediği, yargılama sırasında dava tarihi itibariyle davacının ödemesi gereken meblağın belirlendiği, davacının davalı kooperatife belirlenen meblağı ödediği, bu ödemeye istinaden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Öte yandan, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının ödemesi gereken meblağın dava tarihi itibariyle belirlendiği, davadan sonra tahakkuk eden aidat alacağının gecikme faizi ile davacıdan istenebileceği belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, somut olayda yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınmak suretiyle, davalı kooperatifin taşınmazının bulunduğu, davacının tüm aidat borcunu ödemediği nazara alınarak tapu iptali ve tescili isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.