12. Ceza Dairesi 2016/237 E. , 2016/3529 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık ... hakkında: TCK"nın 270/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet,
Sanık ... hakkında suç üstlenme suçu yönünden; TCK"nın 38, 270/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkûmiyet, taksirle öldürme suçu yönünden: TCK"nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme ve suç üstlenmeye azmettirme suçlarından sanık ..."in; suç üstlenme suçundan sanık ..."un mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK"nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanık ..."in asli kusurlu şekilde taksirle ölüme sebebiyet verdiğinin mahkemece de kabul edildiği somut olayda, taksirinin yoğunluğu gözetilip alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik cezaya hükmolunması; taksirle öldürme suçundan sonraki olumsuz davranışlarına rağmen tayin olunan temel cezada "fiilden sonraki davranışları" şeklindeki dosya kapsamına uymayan ve suç üstlenmeye azmettirme suçundan tesis edilen temel cezada takdiri indirim yapılmaması hakkında gösterilen isabetli gerekçeyle çelişkiye düşecek şekilde TCK"nın 62/1. maddesi gereğince takdiri indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından; hüküm tarihi itibarıyla katılanlar yararına hükmolunacak vekalet ücretinin 1.500 TL yerine 1.320 TL olarak eksik şekilde tayini, temyiz edenlerin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış; hükmün gerekçesinde, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçunu kendisinin işlediğini belirterek adli mercileri yanıltmaya çalışması ve soruşturmanın uzamasına sebebiyet vermesi, daha önceki mahkumiyetleri nedeni ile TCK"nın 50, 51. ve CMK"nın 231. maddelerinin uygulanmayacağının belirtilmiş olması karşısında, adı geçen sanık hakkındaki hüküm fıkrasında "sanığa verilen cezanın nevi dikkate alınarak TCK"nın 50, 51. ve CMK"nın 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki açıklama, sonuca etkili görülmeyen yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafiinin teşdiden ceza tayinine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, atılı suçların sanık tarafından işlenmediğine; sanık ... müdafiinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının ve TCK"nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıverme süresine kadar uygulanabileceği, alt soy haricindeki kişiler yönünden ise, yoksunluğun, hapis cezasının infazına kadar devam edeceği hususlarının gözetilmesi,
2-Sanıklardan ..."un gözaltında kaldığı sürenin TCK"nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ""suçun işlenmesinde kullanılan araçlar"" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık ..."e verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının "III-B" bendindeki temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilk paragrafında yer alan ""suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" ibarelerinin çıkartılması, hüküm fıkrasının "II-B" bendine "TCK"nın 63. maddesi gereğince sanık ..."un gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsup edilmesine” şeklindeki bendin eklenmesi; hüküm fıkrasının "II-B" ve "III-A" bentlerindeki TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin ilgili paragrafların “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun"un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun"un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK"nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.