Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/13850
Karar No: 2017/30813
Karar Tarihi: 21.12.2017

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/13850 Esas 2017/30813 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2017/13850 E.  ,  2017/30813 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 24.09.2011-14.06.2012 tarihleri arasında alt işveren ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. bünyesinde çalıştığını, 30.06.2012 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, günlük on iki saat çalışmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini belirterek anılan alacağın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı vekili, davacının alt işveren işçisi olarak çalıştığını, alt işverenden alınan bilgiye göre davacıya fazla mesai yaptırıldığında karşılığının bordrosunda gösterilerek banka aracılığı ile ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, imzasız bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla mesai ücretinin banka aracılığı ile ödenmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve karşılığının ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen alacakların ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
    Dosya içeriğine göre, davacı 14.09.2011-14.06.2012 tarihleri arasında davalı bünyesinde günde, on iki saat çalıştığını belirterek anılan döneme ilişkin fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Emsal dosyalara sunulan. 26.01.2012 tarihli İş Müfettişi Raporunda vardiya sistemi ile çalışan güvenlik görevlilerinin dört gün gündüz vardiyasında günlük on iki saat çalıştıktan sonra yirmidört saat dinlendiği, dört gün gece vardiyasında on iki saat çalıştığı, bundan sonra kırksekiz saat dinlendiği belirtilmiştir. Ayrıca günlük yarım saat ara dinlenme ile çalışıldığı, haftada ortalama 13.5 saat fazla çalışma yapıldığı ve vardiyalı çalışan güvenlik görevlilerine ödenen fazla mesai ücretinde eksiklik bulunmadığı belirtilmiştir.
    Davalı işyerinde davacı gibi vardiyalı güvenlik görevlisi olarak çalışan bir başka işçinin fazla çalışma ücreti alacağının tahsili amacı ile açtığı davada, toplanan delillere göre davacının haftada 21 saat fazla mesai yaptığı belirtilmiş, fazla mesainin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki iş sözleşmesi düzenlemesi gözetilerek haftada 17 saat fazla mesainin karşılığı hüküm altına alınmıştır. Karar, davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 10.09.2014 tarih. 2014/9755 esas-2014/16626 karar sayılı kararı ile onanmıştır.
    Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal dosyalarda sunulan İş Müfettişi Raporunda belirtilen çalışma usulü ve günlük kanuni 1.5 saat ara dinlenme süresinin mahsubundan sonra, davacının haftada 11 saat fazla mesai yaptığı ve imzasız bordrolarda karşılığının tahakkuk ettirilerek ödendiği belirtilmiştir. Dinlenen tanıklar ise kısa dönüşlerde 12 saat, uzun dönüşlerde 36 saat dinlendiklerini belirtmişlerdir.
    Bu durumda, iş müfettişi raporunun aksinin yargılama sırasında toplanan delillerle kanıtlanabileceği de gözetilerek gerekirse tanıklar yeniden dinlenerek, emsal dosyalardaki delil durumlarıda gözetilerek işyerinde vardiyalı çalışan güvenlik görevlilerine fiilen uygulanan günlük ara dinlenme süresi ve vardiya değişimlerindeki dinlenme süreleri tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Bundan sonra, talep konusu döneme ilişkin haftalık fazla çalışma süresi ile bunların karşılığı fazla çalışma ücretleri haftalık olarak hesaplanmalıdır. Bu doğrultuda aylık fazla çalışmaların karşılığı olan ücretler belirlenmelidir. İmzasız bordrolarda aylık olarak tahakkuk ettirilerek banka aracılığı ile ödenen fazla mesai ücretleri, hesaplanan miktarlardan aylık olarak mahsup edilmelidir. Hesaplama sırasında, 01.01.2012 tarihli iş sözleşmesinin, ancak imza tarihinden sonrası için dikkate alınabileceği ve fazla mesainin ücrete dahil olduğuna dair 10. maddesine, aylık ücretin, asgari ücretin %50 zamlı miktarını aşması halinde değer verilebileceği gözetilmelidir. Sonucuna göre davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    Kabule göre de, dava değeri 100.00 TL olup esastan reddine karar verilmesinden sonra karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi gereğince davalı lehine 100.00 TL vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken 1.500,00 TL"ye hükmedilmesi hatalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi