3. Ceza Dairesi 2014/42072 E. , 2015/9153 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : KD - 2012/261993
MAHKEMESİ : Sivas Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2012
NUMARASI : 2011/555 (E) ve 2012/319 (K)
Dairemizin 05.11.2014 tarih 2014/16424 Esas - 2014/35591 Karar sayılı düzelterek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/12/2014 tarih ve 2012/261993 sayılı itiraznamesi ile;"....Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nini de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 10.03.1954 tarih ve 6366 sayılı Yasa ile TBMM tarafından onaylanmakla Anayasa"nın 90. maddesi gereği bir iç hukuk kuralı haline gelmiştir. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmeler ile kanunlar arasında aynı konuda farklı düzenlemelerin bulunması halinde milletlerarası sözleşmelere üstünlük tanınacağına dair Anayasa"nın 90/5. maddesi hükmü gereğince, CMK"nin 324. maddesi gereği yargılama giderinden sayılan devlet tarafından karşılanmış zorunlu müdafilik ücretinin, aynı yasanın 325/1. maddesi gereğince sanıktan alınması gerektiğine dair düzenleme ile AİHS"nin 6/3-c maddesinde yazılı düzenleme arasında meydana gelen uyuşmazlıkta milletleer arası andlaşma hükmü olan AİHS hükümlerinin esas alınması gerekeceği ..."görüşüyle Dairemizin 05.11.2014 tarih 2014/16424 Esas - 2014/35591 Karar sayılı düzelterek onama kararı kararının kaldırılarak, hükmün kaldırılması istenen ilamda yer alan bozma nedenleri gözetilerek müdafii ücreti de düşülmek suretiyle düzeltilerek onanması talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 05.11.2014 tarih 2014/16424 Esas 2014/35591 sayılı düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5275 sayılı Yasanın 106/4-11. maddesine göre suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezanın hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
b) 5271 sayılı CMK"nin 324/1. maddesinde ödenmesi gereken avukatlık ücretleri yargılama giderlerinden sayılarak cezaya veya güvenlik tedbirine hükmolunması halinde bu giderlerin sanığa yükletilmesi gerektiği bildirilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki bir suç ile isnat edilen herkesin avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun olması halinde ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde re"sen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabileceği yönündeki düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/5. maddesindeki usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı yönündeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK"nin 324. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi arasında çıkan uyuşmazlıkta milletlerarası andlaşma hükmü olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin esas alınması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk için yapılan müdafiilik giderinin 5271 sayılı CMK"nin 150/2. maddesi uyarınca kendisine zorunlu olarak müdafii tayin edilen suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmesi,
c) Zorunlu müdafiilik ücreti düşüldükten sonra suça sürüklenen çocuğun sarfına sebebiyet verdiği yargılama gideri miktarının, 6183 sayılı Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken sınırlar içinde kalması nedeniyle, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuğa yükletilmesine karar verilmek suretiyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nin 324/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK"un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının TCK"nin 52/4. maddesi ile ilgili parağrafının sonundaki “ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği kendisine ihtarına (ihtarat yapıldı) ”cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılması, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısmının ise “3 davetiye gideri ve posta gideri olmak üzere toplam 19,50 TL. yargılama giderinin, 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nin 324/4. maddesi uyarınca, zorunlu müdafiilik gideri olarak yapılan 466,00 TL. yargılama giderinin ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/5. maddesi de gözetilerek hazine üzerinde bırakılmasına" şeklinde değiştirilmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2015 gününde (b) numaralı bozma kararı yönünden üyeler M.M... K... ve R... Y...."ın karşı oyu üzerine oy çokluğuile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dairemizdeki çoğunluk görüşünce verilen, (b) numaralı bozma kararında ki, zorunlu müdafilik ücretinin yargılama giderinden sayılmayacağı görüşüne katılmamaktayız.
1) Avrupa İnsan hakları sözleşmesinin 6/3-c maddesi aynen şöyledir:
""Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir. Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli gördüğünde, resen atacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek hakkına sahip bulunduğu""
Madde içeriğinden anlaşıldığı gibi, avukat yardımından ücretsiz yararlanabilmek için, bir suç ile itham altında olmak gerekir. Bir suçla itham altında olan bu kişi, yargılama sonunda beraat edebilir. Dolaysıyla maddi olanaksızlıklar yüzünden beraat edecek bu kişiyi, avukatın yardımından mahrum etmemek için avukatlık ücretini devlet karşılamaktadır. Devlet de yargılama sonunda bu giderlerini suç ile itham edilen kişiden değil, mahkum durumuna düşen kişiden tahsil etmektedir.
Şüpheli veya sanık olarak yargılanan kişi, müdafi tutacak maddi olanaklardan yoksun ise veya resen müdafi atanması gerektiren bir kişi ise, atanan müdafinin yardımından, yargılama aşaması boyunca ücretsiz yararlanır. Adaletin gerçekleşmesi ve adil yargılanmanın oluşması için, sanığa bu olanaklar tanınmaktadır. Sanığa bu olanaklar tanınmadığı takdirde, silahların eşitliği kuralı gerçekleşmeyeceğinden, sanık yargılama sonunda, avukat yardımından yararlanamadığını ileri sürüp, savunma hakkının kısıtlandığını iddia edebilir. İleri sürülebilecek bu iddialara karşı, sanığa bu haklar tanınmıştır.
Devletin sanığa yaptığı bu yardım, sanığın maddi olanaklardan yoksun oluşu nedeniyle, ücreti ödeme olanağına sahip bulunmaması, sanığın yaşının küçüklüğü veya isnat edilen cezanın ağırlığı gibi nedenler arasında bir ayırım yapılmamıştır. Sanığın savunmasız kalmaması için, AİHS"ne uyum sağlamak için yargılamaya gölge düşürmemek için re"sen müdafi tayin edilmesi cihetine gidilmiştir.
Yargılama süresi boyunca sanık sıfatı bulunduğu müddetçe bu kişiden avukatlık ücreti istenemez. Yargılama sonunda kim mahkum olursa, otopsi giderleri gibi yargılama giderleri ile baro tarafından atanan müdafinin ücreti de mahkum olan kişiden tahsil edilmelidir.
2) Baro tarafından ödenen müdafi giderlerinin, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı sorunu:
-5320 sayılı Yasanın 13. maddesi
-5271 sayılı Yasanın 324-325-327. maddeleri
-Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğinin 5. maddesi, 8/3. ve 11/7. maddeleri, ayrı ayrı okunduğunda, baro tarafından ödenen bu müdafi ücretinin, yargılama sonucunda, yargılama giderleri gibi, mahkum olan kişilerden tahsil edilmesi gerekmektedir.
Kanun koyucu yukarıda belirtilen kanun maddelerini yürürlüğe koyarken, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"ne uyum sağlamak için bu kanun ve yönetmelikleri yürürlüğe koymuştur. Baro tarafından görevlendirilen müdafiye ödenen ücret de yargılama giderlerindendir. Yargılama sonunda sanık hakkında beraat kararı verildiğinde, tüm yargılama giderleri, Devlet Hazinesince üstlenir. Buna karşılık, mahkumiyeti halinde, hükmün kesinleşmesi ile bu sefer bütün yargılama giderleri (örneğin otopsi giderleri) gibi resen atanan müdafi ücreti de mahkum olan hükümlüye yüklenir.
Anayasa mahkemesi; 5320 sayılı Yasanın 13. maddesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"ne aykırı olmadığına karar vermiştir. 12.03.2009 tarih 2007-43 Esas, 2009-51 sayılı Kararı aynen şöyledir.
“Ceza Muhakemesi Kanununa göre,yargılama sürecinde hüküm kesinleşinceye kadar şüpheli veya sanıktan müdafi ücreti istenmemektedir. Hüküm kesinleştikten sonra ise yargılama giderleri içerisinde, müdafi ücreti istenen şahıs, şüpheli veya sanık değil artık hükümlü sıfatını taşımaktadır.
Düzenleme ile amaçlanan sanığa adil bir şekilde savunma imkanlarının sağlanmasıdır. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde bu imkan sağlandıktan sonra, yardım kapsamında ödenen ücretin yargılama gideri olarak hükümlüden tahsilinin öngörülmesinin Anayasanın adil yargılanma hakkına aykırılığından sözedilemez.” şeklindedir.
Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, (b) numaralı bozma kararında belirtilen zorunlu müdafi ücretinin hazine üzerinde bırakılmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.