
Esas No: 2018/6825
Karar No: 2022/5504
Karar Tarihi: 31.03.2022
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2018/6825 Esas 2022/5504 Karar Sayılı İlamı
11. Ceza Dairesi 2018/6825 E. , 2022/5504 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
A) “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanğın temyizinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” ile “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
1-Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, .... Petrol'ün 1993 yılından 2001 yılına kadar işletmeciliğini kendisinin yaptığını, 2001 yılında ...'a genel vekaletname vermek suretiyle devrettiğini, hiçbir bağlantısının kalmadığını savunması, ...'ın tanık sıfatıyla tespit edilen anlatımında savunmayı doğrulaması, vergi incelemesi sırasında vergi denetmenine yapılan işlerle ilgili vekaleten ...'ın beyanda bulunması ve defter, kayıt ve belgeleri istem yazısının ...'a tebliğ edilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a-Sanığın sahte düzenlediği iddia olunan 2010 takvim yılına ait faturaların ilgili vergi dairesinden veya kullanan mükelleflerden temin edilmesi, bu faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; ...'ın yeniden tanık olarak çağrılması, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
b-...'ın da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ile bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
c-Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da ...'a ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
aa)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
bb)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
cc)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2)Defter, kayıt ve belgeleri istem yazısının sanığın vekiline tebliğ edilmiş olması, sanığa tebligat yapılmamış olması karşısında, yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, defter,kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraat hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
3)Kabule göre de;5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 31.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.