3. Hukuk Dairesi 2014/14819 E. , 2014/13212 K.
"İçtihat Metni"Davacı ... ile davalı ... aralarındaki Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz davasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.03.2013 günlü ve 2012/83 E.-2013/111 K.sayılı hükmün temyiz talebinin miktardan reddine ilişkin dairece verilen 16.04.2014 günlü ve 2014/5390 E.-2014/6146 K. sayılı ilama karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından ,kayıp kaçak bedeli adı altında tüketicinin faturasına yansıtılan bedelin davalı tüketiciye iadesine karar verildiğini beyan ederek, bu hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, talebin reddine karar verilmiş,hükmün davacı tarafca temyizi üzerine Dairemizce temyiz talebinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.Davanın niteliği ve müddeabihi itibariyle, kararın temyizinin mümkün olup olmadığı, bir başka ifadeyle esas kararın kesin olup olmadığı tartışılmalıdır.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2.maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetini haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında temel ölçü olarak davanın türünü de esas almıştır. Davada, davacının abonelerinden almakta olduğu kayıp-kaçak bedelinin alınmamasına dair Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen kararın iptali istemiyle açılmış; davalının yarattığı çekişmenin giderilmesi talep edilmiştir.
Her ne kadar davacının davalıdan aldığı kayıp-kaçak bedeli miktar itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22/5.maddesinde ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; yaratılan çekişme ve verilen hüküm bir yıla mahsus olmadığından ve ileriki yıllara da yönelik olduğu, dolayısıyla art etkisinin bulunduğu, yine kayıp kaçak vs. bedellerinin alınması uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlığın bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Dolayısıyla yaratılan çekişme ve hukukî uyuşmazlığın kesinlik sınırının dışında kaldığı da açık ve belirgindir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2009 tarih 2009/13-122, 189, 13/10/2010 tarih 2010/13-406, 503 Esas, Karar sayılı ilamlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir).Bu itibarla, kayıp-kaçak bedelinin yasada öngörülen ücret tespit kurallarına uygun olduğu yönünde tespit istemini de içeren böyle bir davada verilen karar, bir kanun hükmünün ileriye dönük olarak uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağı, eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlığın bulunduğu, temyiz incelemesinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22/5.maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesinde belirtilen kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiğine; dolayısıyla bu davanın miktar ve değerine bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğunun kabulü gerekir.Bu itibarla temyiz talebinin miktardan reddine ilişkin değerlendirmenin maddi hataya dayandığı sonucuna varıldığından HUMK 440.madde gereğince davacı tarafın karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 16.04.2014 tarih, 2014/5390 E.-2014/6146 K.sayılı temyiz talebinin miktardan reddine ilişkin kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının ONANMASINA, 27.20 TL fazla alınan karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 14.10.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.