12. Ceza Dairesi 2015/11312 E. , 2016/8671 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılanlar :1-..., 2- ..., 3- ...
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1988 doğumlu ..."ın İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği tarafından anterior mediastinal kitle nedeniyle yapılan TTÎÎAB"nin negatif gelmesi üzerine 22.10.2008 tarihinde Göğüs Cerrahi Kliniği tarafından mediastinotomi ile eksplorasyon yapılarak kitleden multiple insizyonel biopsiler alındığı, patolojisinin Dr. ... (Patoloji Uzmanı) tarafından değerlendirildiği, sonucunda; 3x2x0,6 cm boyutlarında kirli beyaz renkte kolay parçalanan doku parçasının immünhistokimyasal incelemesinde LCA, PAN CK, EMA, CEA, VİMENTİN, S-100: negatif olup patolojik tanısının geniş nekroz içeren malign tümör olduğu ve olgunun seminom olarak değerlendirildiğinin kayıtlı olduğu, patoloji sonucu ile Onkolojiye sevk edildiği, 05.11.2008 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyasyon Onkolojisi tarafından mediasten malign neoplazm, tanımlanmamış kısım tanısıyla kemoterapi protokolü (Cisplatin 20mg/m:, Etoposid 120 mg/nr, Bleocin 20 mg/ırf 21 günde bir) düzenlendiği, 10.11.2008"de yapılan PET-CT (Özel İstanbul ON-KO Tıp Merkezi): sol hemitoraksta mediastinal kaynaklı olduğu düşünülen malign kitlesel lezyon saptandığı, 11.02.2009"da kitle boyutu 120x105 mm, 07.04.2009"da 13x11xl4 cm olduğu, 01.05.2009"da yapılan Toraks BT: üst ve orta mediasten düzeyinde perikardiak ve prevasküler alanda yerleşen en büyüğü 10x8 cm ölçülen solid dansitede hipodens mass lezyon mediastende arterial ve venöz vasküler yapılarda itilme oluşturduğu, sol akciğer üst lob bronşunu daralttığı, sol üst lobda subsegmenter pasif atelektaziye neden olduğu, 07.04,2009 tarihli BT"ye göre lezyonun boyutunda belirgin regresif değişiklikler izlendiği 27.05.2009 tarihli toraks aksiyel multislice BT incelemesinde: 1 15x85x150 mm boyutlarında timoma ile uyumlu lezyon, her iki akciğerde yer yer seyrek yerleşimli milimetrik boyutta nonspesifık nodüler oluşumlar olduğu, metastatik tutulumun ekarte edilemediği, 5 kür kemoterapi + radyoterapi sonrası cevap alınamayınca ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi"nden Dr. ..."nın (Radyasyon Onkolojisi Uzmanı) patoloji preperatlarının tekrar incelenmesi için konsültasyon istediği. Dr. ... (Patoloji Uzmanı) tarafından değerlendirildiği, 11.06.2009"da sonucun mediastinal large B hücreli lenfoma, CD20(+), CD3(-), LCA (+), VİMENTİN (-), CK (-), PLAP (-) geldiği, 30.07.2009 Ma İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı"na konsülte edilen patoloji preperatlarında diffüz tipte B hücreli lenfoma, hazır blokta primer mediastinal büyük B hücreli lenfoma tanısı geldiği, Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi"nde yapılan 30.06.2009 tarihli toraks aksiyel multislice BT incelemesinde bir önceki inceleme ile anlamlı farklılık saptanmadığı, Tıbbi Onkoloji Bölümünce non hodgking lenfoma tanısıyla kabul edilip kemoterapi protokolü düzenlendiği, 10.07.2009"da kemoterapi başlandığı, 13.07.2009"da karın ağrısı başladığı, akut apendisit tanısıyla Genel Cerrahi servisine yatırılıp laparoskopik L appendektomi ameliyatı yapıldığı, patoloji sonucunun appendiks vermiformis, hiperemi olarak geldiği, 14.09.2009 tarihli PET CT incelemesinde: 10.11.2008 tarihli PET CT karşılaştırıldığında mediastinal kitlenin boyut ve metabolik aktivitesinde, sol hemitorakstaki plevral effıizyonun yaygınlığı ve miktarında belirgin regresyon dikkati çektiği, ancak plevral effüzyon alanında eski çalışmada olmayan minimal FDG tutulumunun tedaviye sekonder değişiklikler ile uyumlu değerlendirildiği, 06.10.2009"da yüksek ateş, solunum sıkıntısı şikayetiyle Medicalpark Özel Göztepe Hastanesi Onkoloji Servisine yatırıldığı, solunum sıkıntısının artması üzerine Anestezi ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesine alındığı, dispneik, taşikardik ve dinlemekle kaba sekretuar raileri mevcut olduğu, medikal tedavi başlandığı, aralıklı maske ile CPAP ve PSV uygulandığı, 13.10.2009"da solunum sıkıntısı arttığı, desatüre olduğu, entübe edildiği, PCV modunda ventile olduğu, genel durumu kötü olduğu, inotropik destek sağlandığı, septik tablo hakimiyeti olan ve akciğer grafısinde ARDS"ye ait infıltraston görünümü mevcut olan hastanın 21.10.2009"da bradikardi ardından kardiopulmoner arrest olduğu, resusitasyona cevap vermeyerek saat 16.16"da exitus kabul edildiği, sanığın kusur durumunun belirlenmesi için alınan 16-17 Şubat 2012 tarihli Yüksek Sağlık Şurası Raporunda “immünohistokimyasal inceleme imkanı olan bir hastanede olgu seminom olarak değerlendirilmiştir" sonucunu vererek Patoloji Uzmanının sorumluluğu üzerine aldığı ve klinisyeni seminom tedavisi yönünde yönlendirdiği, Patoloji Uzmanı Dr. ..."in tanı hatası olduğu ve özenli davranmadığı; 5 kür kemoterapi ve radyoterapi tedavisinin yapıldığı, bunun hastalığın prognozu açısından önemli olduğu, ilk tanıya cevap alınamayınca sağlıklı immünohistokimyasal incelemeyle doğru tanı konduğu, tedavisi devam ederken ölüm meydana geldiği, ancak otopsi yapılmamış olduğu, ARDS"nin kemoterapi komplikasyonu olarak ortaya çıkabileceği % 100 ölüm nedeni söylenememekle birlikte tanıdaki gecikme ile tümör kitlesinin büyümesi ve ekstra diğer organlara yük getirmesinden dolayı ölümle illiyet bağı olduğu anlaşılmakla, Dr. ..."in kusurlu olduğuna, ancak lenfomada erken tanı konsa dahi ölümle sonuçlanabilecek bir hastalık olduğunun da dikkate alınması gerektiği” belirtilmiş yine 09.04.2014 tarihli İstanbul Adli Tıp Başkanlığı 1. İhtisas Kurulu raporunda “ , 23/10/2008 tarihinde nefes darlığı, göğüs ağrısı şikayetleri ile Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu,ileri tetkik için yatırıldığı, mediastinotomi operasyonu yapıldığı, patoloji sonucunun geniş nekroz alanlari içeren malign tümör, seminom olarak değerlendirildiği, 23/10/2008 genel durumu iyi olarak kontrole gelmek üzere taburcu edildiği, 10/11/2008 tarihli PET CT tüm vücut çalışmasında Sol hemitoraksta mediastinel kaynaklı olduğu düşünülen malign kitlesel lezyon ile uyumlu bulunduğu, çekilen toraks BT de; Üst ve orta mediasten düzeyinde prekardiak ve prevasküler alanda yerleşen en büyük boyutları yaklaşık 10x8cm ölçülen solid dansitede hipodens mass lezyon, Lezyon mediastende arterial ve venöz vasküler yapdarda itilme oluşturduğu, sol akciğer üst lob bronşunu daralmış olduğu komşuluk oluşturduğu sol akciğer üst lobda subsegmentter pasif atelektaziye neden olduğu, Lezyonım ön konturu sternum ve kostalar ile musküler toraks duvarında itilme oluşturduğu, mediastinal yerleşimli Ekstragonadal Seminom nedeniyle kemoterapi ve radyoterapi uygulandığı, tedaviye yanıt alınmaması üzere preparatların Lütfü Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 03/06/2009-11/06/2009 tarihli patoloji laboratuarında tekrar değerlendirildiği, mediastinal large b hücreli lenfoma tanısı aldığı, İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji ABD’nın 30/7/2009-10/8/2009 tarihli patoloji laboratuvarı raporunda: Diffüz tipte B hücreli, lenfoma ön mediastinal kitle, Primer mediastinal büyük B Hücreli Lenfoma tanısı olduğu, kişinin Dr.... tarafından incelenen biyopsi materyalinin sonucunun geniş nekroz alanları içeren malign tümör, seminom olarak değerlendirildiği, Tümör hücrelerinin soluk stoplazmalı görünümü tümörün lobuler paterni lokalizasyonu nedeniyle seminom ile karışabileceği dolayısıyla patolojik incelemede seminom tanısı konulmasının kusur olarak nitelendirilemeyeceği cihetle: Dr....’e ...’ın ölümünden dolayı kusur atfedilemeyeceğinin.” belirtildiği yine ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde onkolog olarak çalışan tanık ..."in “ Cerrahpaşa Üniversitesi Kartal Eğitim Hastanesi sonuçları ile sanığın Süreyyepaşa Hastanesinde yaptırdığı sonuçların farklı olduğunu, dolayısıyla hastalığın lenfoma denilen kanser türü olduğu halde Süreyyapaşa Hastanesinin bunun seminom denilen bir kanser türü olduğunu belirlediğini, her ikisine de ışın tedavisi yapıldığını, tedavinin dozlarının aynı olduğunu, kemoterapi uygulandığında uygulanacak ilaçların farklı olabileceğini, ancak bilimsel olarak bu hastalıkta şu kanser türüne şu ilaç, şu kanser türüne şu ilaç kullanılır diyebilecek durumda olmadıklarını, ayrıca söz konusu kanser kitlesinin tedaviye direnç gösteren bir yapıda olduğunu, her iki halde de tedavi yapıldığında bu direnci göstereceğini” beyan etmesi karşısında, yapılan yargılama sonunda, suç açısından failin taksirinin bulunmadığı, gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin sanığın kusurlu olduğuna, eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.