Esas No: 2020/20877
Karar No: 2022/4495
Karar Tarihi: 07.04.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/20877 Esas 2022/4495 Karar Sayılı İlamı
10. Ceza Dairesi 2020/20877 E. , 2022/4495 K."İçtihat Metni"
Mahkeme : ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2020 tarihli, 2019/259 esas ve 2020/17 sayılı mahkûmiyet hükmü
2- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/06/2020 tarih, 2020/212 esas ve 2020/645 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına dair
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde "Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, suça konu eylemin, tanıklar ... ve ...'a ait araç içerisinde camiye 188 metre mesafede gerçekleştiği kabul edilmiş ise de; tanık ...'nın kolluk ifadesindeki; ".. Oto ile seyir halinde geçtik ... isimli şahıs bize alüminyum folyo içerisinde uyuşturucu madde verdi..." şeklindeki beyanı ile kabul edilen mesafe de gözönüne alındığında, sanığın uyuşturucu madde sattığı yerin kesin olarak belirlenememiş olması, ayrıca satışın da araç içinde gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la bu maddede yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,
Tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre sebebiyle sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca bozmanın niteliğine göre dosyanın takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 07.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.