(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/16151 E. , 2014/964 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat ve kiracılığın tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi geçtikten sonra, davalı tarafından ise süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kira sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğinin tespiti ile, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan gelir kaybı 1.000 TL"nin tahsili, ıslah dilekçesi ile de, 27.983.50 TL alacağın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle, davacının tahliye sonrası dönemler için dava tarihine kadar fazladan ödediği 12.983.50 TL alacağın tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesi davacı vekiline 18.10.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili de 02.11.2012 tarihli dilekçesi ile kararı katılma yolu ile temyiz etmiş ise de, Dairemizin geri çevirme kararı üzerine davacı vekilinin temyiz harcını yasal on günlük süre geçtikten sonra 20.08.2013 tarihinde yatırdığı, temyiz dilekçesinin de 02.11.2012 tarihinde temyiz defterine kaydedildiği anlaşıldığından HUMK’nun 433 / 2. maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı tarafından işletilen İzmir Princess Hotel"in açıldığı 1995 yılından beri anlaşmalı fotoğrafçı olarak çalıştığını, taraflar arasında son olarak 22.11.2006 tarihinde yenilenen ek protokol ile sözleşme bedelinin tadil edildiğini ve otelde münhasıran fotoğraf ve çekme hakkının davacıya tanındığını, sözleşmenin 01.09.2008- 01.09.2009 dönemi için yenilendiğini, ancak Ekim 2008 ayında davalının tek yanlı aldığı kararla davacının sözleşmeden kaynaklanan haklarını kullanmasını engellemeye başladığını, peşi sıra da 24.11.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle davacının önceden yapılmış sözleşmelere göre yapması gereken çekimleri yapamadığını, davalının davacının kullanmakta olduğu elektriği kesmesi nedeniyle çektiği fotoğrafları teslim edemediğini, bu şekilde kazanç kaybına uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kira sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğinin tespiti ile, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan gelir kaybı 1.000 TL"nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında söz konusu otelde davacının fotoğraf ve video çekmesi konusunda 01.09.2006 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin ek protokol ile 01.09.2007- 01.09.2008 dönemi için yenilendiğini, anılan ilişkinin bir kiracılık sözleşmesi olmadığını, bu iş için sadece bir odanın tahsis edildiğini, ancak davacı tab işini otel dışında yapacağından böyle bir mekana da ihtiyacının bulunmadığını, bu odayı fuzulen işgal ettiğini, sözleşme gereği davalının hiçbir ihtara gerek olmadan sözleşmeyi feshedebileceğini, otel
./..
-2-
müşterilerinin de şikayetleri üzerine 01.12.2008 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.09.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile İzmir Princess Otel"deki fotoğraf ve video çekim hakları davacıya verilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 1. maddesinde sözleşme süresinin bitiminde yazılı ya da sözlü bir ihtara gerek olmadan sözleşmenin sona ereceği, 17. maddesinde de, idarenin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği düzenlenmiştir. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Davacı, açmış olduğu işbu dava ile, davalı tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak fesih nedeniyle uğramış olduğu 1.000 TL kazanç kaybını talep etmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda 01.09.2008 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiği, ve sözleşmenin feshedildiği 01.12.2008 tarihi itibariyle davacının fesih sonrası dönem için fazladan ödediği 12.983.50 TL alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Bu rapor üzerine davacı davasını ıslah ederek fazladan ödenen 12.983.50 TL alacağının yanı sıra onbeş adet düğüne ait fotoğraflar ve videoları sahiplerine ulaştıramadığından düğün başına 1.000 TL zarara uğradığı iddiasıyla, dava değerini 27.983.50 TL olarak bildirmiştir. Islah hususu 6100 Sayılı HMK"nun 176 ve devamı maddelerinde ( mülga 1086 sayılı HUMK"nun 83 ve devamı maddelerinde ) düzenlenmiştir. HUMK"nun 87. maddesinin son cümlesinin Anayasa Mahkemesi’nin 20.07.1999 tarih ve 1999 / 1 Esas ve 1999 / 33 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra dava değerinin ıslah yolu ile artırılması mümkün hale gelmiştir. Dava başlangıçta sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararların tahsiline yönelik açılmıştır. Davacının ıslah dilekçesindeki sonraki talebi ise, dava değerinin artırılmasından çok mevcut davaya yeni bir davanın eklenmesine, yani uğranılan zararların yanı sıra fesih tarihinden sonraki dönem için fazladan ödenen kira bedelinin de tahsiline ilişkindir. Sözü edilen dilekçe ile dava konusu değiştirilmeyip mevcut davaya yeni bir talep (dava) eklendiğinden, davacının talebinin ıslah olarak değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemenin dava dilekçesindeki istemle bağlı kalarak talep hakkında bir hüküm kurulmakla yetinmesi gerekirken, başlangıçta dava dilekçesi ile istenmeyen fesih sonrası dönem için fazla ödenen kira parasının tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Mahkeme asıl dava konusu kazanç kaybı konusundaki istemi ret ettiğine göre, ıslah değil yeni bir dava niteliğindeki fazladan ödenen kira parasının tahsili talebini göz önüne almayarak davayı tümden ret etmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) No"lu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan