23. Hukuk Dairesi 2013/7399 E. , 2013/7977 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafça ... 1. İcra Müdürlüğü"nün 2011/5520 esas sayılı dosyasıyla komisyon hizmet bedeli alacağına dayalı olarak takibe geçildiğini, oysaki dava konusu borcun yasal dayanaktan yoksun, gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında akdedilen temsilcilik sözleşmesinin 3. maddesinde net satış bedeli üzerinden yükleniciye % 2.5 oranında komisyon ödeneceğinin hüküm altına alındığını, bu ücretlerin davalı tarafa banka kanalıyla tamamen ödendiğini ileri sürererek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve icra takibinin durdurulması hususunda tebdir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıyla müvekillerinden davalı ... ... Gübre Ltd. Şti. arasında 10.08.2002 tarihinde düzenlenen protokol uyarınca davacı şirketin yurtdışından ithal edeceği tarımsal gübre ve kimsayal maddelerin satışından ton başına 6 USD+ KDV ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığını, ancak müvekkilinin düzenlediği mal satışına ait komisyon bedeli faturalarının ödenmemesi ve alacak tutarının çok yükselmesi nedeniyle taraflar arasındaki görüşmelerin de sonuç vermemesi üzerine dava konusu ilamsız takibe geçildiğini, davacının belirttiği sözleşmenin davayla bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkillerinden ... Ltd. Şti. tarafından alacağın diğer davalı müvekkili şirkete temlik edildiğini ve temliğin borçluya tebliğ edilmesinin zorunlu olmadığını savunarak, davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ek rapor ve tüm dosya içeriğine göre; davacıyla davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 10.08.2002 tarihli sözleşme uyarınca davacı firmanın yurtdışından ithal ettiği ticari malların Türkiye"deki gümrükleme işlemleri, bu işlerin yapılması sırasında meydana gelecek problemlerin halledilmesi, resmi kurumlardaki işlemlere yardımcı olunması hususunda davalı şirketin danışmanlık hizmeti vermeyi üstlendiği işin bedelinin ithal edilen amonyum nitrat satışlarından ton başına 6 USD+KDV olduğu, sözleşmenin fesh edildiğinin ispatlanamadığı, davacı tarafından ... ve..."dan ithal edilen amonyum nitrat için davalı tarafın komisyon bedeli alacağı doğduğu, davacının ödediği 386.477,86 TL"nin tenkisi ile davacının borcunun 963.081,83 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, takip tutarı dikkate alındığında davacının davalıya 536.918,17 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacı vekilinin talebi üzerine icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş, yapılan yargılama sonunda da davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuştur. Davalılar vekili 06.12.2012 tarihli dilekçesi ile davanın menfi tesbit davası olması nedeniyle İİK"nın 72/4. maddesi uyarınca tedbir kararının hükümle birlikte kendiliğinden ortadan kalktığının, ancak mahkemece davanın reddedilen kısmı yönünden ihtiyati tedbir ile ilgili bir karar vermediğini belirterek, tedbirin kalktığı hususunda karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonucu 13.12.2012 tarihli “ Tedbir incelemesi” başlıklı karar ile 6100 sayılı HMK"nın 397. maddesinde ihtiyati tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğinin hüküm altına alınmış olduğundan, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmiş olup, bu karar davalılar vekilince süresi içinde ayrıca temyiz edilmiştir.
Somut olayda, eldeki dava icra takibinden sonra İİK"nın 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tesbit talebine ilişkin olup, anılan kanun maddesinin 3. fıkrasında tedbir kararının verilmesinin koşulları belirlenmiş, 4. fıkrasının ilk cümlesi ise "dava alacaklı lehine neticelenir ise ihtiyati tedbir kararı kalkar" hükmüne haizdir. Mahkemece özel hüküm niteliğinde olup somut olay bakımından uygulama zorunluluğu olan İİK"nın 72. maddesi hükmü uyarınca tedbir hususunda bir karar verilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan HMK"nın 397. madde hükmüne göre yazılı şekilde tedbirin, kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ihtiyadi tedbir kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 13.12.2012 tarihli kararının BOZULMASINA, davacıdan alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davalırdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.