6. Hukuk Dairesi 2013/15579 E. , 2014/961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/05/2013
NUMARASI : 2012/544-2013/384
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira parasının tahsili yönünden yapılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra hukuk mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve davalı borçlunun % 40"dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 140.354.13 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin devamına, davalı borçlunun asıl alacak miktarı olan 139.548.98 TL üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, koşulları oluşmadığından davalı borçlunun kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı borçlu vekilinin davanın açılmasından önce yapılan ödemenin mahsubuna ilişkin temyiz itirazına gelince,
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.05.2004 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi ile 15.03.2007 ve 19.01.2011 tarihli ek protokoller konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. 19.01.2011 ek protokolde 01.01.2011- 31.12.2011 arasında aylık kira parasının 67.041.84 Dolar + KDV olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı da, İstanbul 37. İcra Müdürlüğü"nün 2012 / 5534 sayılı dosyasında 29.12.2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile Şubat 2012 ayı kirası 139.548.98 TL"nin 1.900.16 TL işlemiş faizi ile tahsilini talep etmiştir. Ödeme emrinin davalı borçluya 02.03.2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davalı borçlu vekili de 06.03.2012 tarihli itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine itirazları yanı sıra müvekkilinin takip konusu edilen ay kirasına ilişkin bir borcunun olmadığını, söz konusu kira parasının davacı alacaklıya kararlaştırıldığı üzere eksiksiz ödendiğini belirtmiştir. İtirazın kaldırılmasına yönelik olarak işbu davada da, taraflar arasında kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ve Şubat 2012 ayı kirasının kiracının kiralananı kullandığı ölçüde düşülmesi, buna göre Şubat 2012 ayı kirasının % 25 oranında eksik ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, bu çerçevede Şubat 2012 ayı kirasının davacı alacaklının banka hesabına ödendiğini, kira borçlarının bulunmadığını savunmuştur. Nitekim dosyaya sunulan banka dekontuna göre de, davalı borçlu takip konusu edilen Şubat 2012 ayı kirasının 3 / 4"nü savunması doğrultusunda itiraz dilekçesi vermesinden bir gün önce 05.03.2012 tarihinde 104.661.71 TL olarak davacı alacaklının banka hesabına yatırmıştır. Her ne kadar davalı borçlu kira parasından indirim yapılacağı savunmasını İcra ve İflas Kanunu"nun 269 / c maddesinde gösterilen belgelerle kanıtlayamamış ise de, dava tarihinden önce icra takibinde istenilen kira borcunu kabul ettiği miktarda 104.661.71 TL olarak ödemiş olduğundan ve itirazında da kira borcu olmadığını beyan ettiğinden, mahkemece yapılan ödemenin mahsubundan sonra kalan miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın tamamı üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı alacaklı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Yasası’nın 68 / son maddesi hükmü gereğince itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın istemi üzerine tazminata mahkum edilir. Başlangıçta % 40 olarak düzenlenen tazminat oranı 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete"de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un 12. maddesi ile % 20"ye indirilmiştir. Bununla birlikte aynı yasanın geçici 10. maddesinde, bu kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu olayda da, davacı alacaklı tarafından icra takibi yasanın yürürlüğe girmesinden önce 29.12.2012 tarihinde başlatılmış olduğundan asıl alacak üzerinden davacı alacaklının talebi doğrultusunda % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) ve (3) No"lu bentlerde yazılı nedenlerle davacı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.