23. Hukuk Dairesi 2013/7386 E. , 2013/7967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. ..."un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 26.04.2010 tarih 01.01.2010 başlangıç tarihli “Trafik Muamele Hizmeti” sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca, davalının müvekkili şirketin araç alım ve satımı ile araçların trafikten çekme ve plaka tescil işlemlerinin ikinci el araç alım satımı ile ilgili resmi dairelerdeki resmi işlemlerin, araçların vergilerinin ilgili yerlere yatırılması gibi işlemlerin davalı tarafından yerine getirileceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin yaptığı her işleme karşılık müvekkili şirkete komisyon ödemesi gerektiğini, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu iki fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine girişilen takibe, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının alacağının dayanağı olmadığını, davacı şirketin otomobil satışlarından tüketicilerden hizmet bedeli adı altında para tahsil ettiğini, bu durumun gazetelere yansıması ve tüketicilerin hakem heyetine başvurarak, paraları iade almaları sonucu davacının bu talepte bulunduğunu, dava konusu faturaların içeriğinin belli olmadığını, davanın haksız açıldığını savunarak reddini istemiştir.
Taraflar arasında, ... 27. İcra Müdürlüğü"nün 2011/6651 sayılı dosyasına ilişkin olarak görülen itirazın iptali davasının ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 03.06.2011 gün 2011/374 E. 359 K. sayılı kararı ile asıl dosyayla birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında karma nitelikte bir sözleşme olduğu, sözleşme uyarınca davacı tarafından satılan araçlar nedeni ile bu araçların trafik kayıtları ile ilgili ve vergiye ilişkin işlemlerin davalı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, yapılan her muamele için davalı firmaya hizmet bedeli davacıya ise komisyon bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ya da başka bir anlatımla, davacının davalıya iş sağlaycağı buna karşılık komisyon bedeli alacağı
doğacağı, davacının 4 faturaya dayalı olarak davalı hakkında iki ayrı takibe geçtiği, davalının fatuları kabul etmediği, davacının davasını ispatla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca iş sağlama şeklindeki davacı ediminin yerine getirilmesi karşılığında komisyonun kesilmesi gerektiği, davacının dava konusu faturalarla ilişkin olarak ise davalıya sağladığına dair defterleri dışında herhangi bir delil gösteremediği ayrıca kendi kayıtlarına göre de söz konusu faturaları hangi davalı faturaları karşısında kestiğini de gösteremediği, davacının komisyon faturalarına dayanak iş sağladığına ilişkin delil sunamaması ve alacağını ispat edememesi nedeni ile davanın ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.