12. Ceza Dairesi 2015/12944 E. , 2016/8451 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Müştekiler : 1-..., 2-...
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : CMK"nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm müştekiler ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kovuşturma ve soruşturma aşamasında beyanları alınmayan müştekilerin CMK"nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, ..."ın ölmesi nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müştekilerin CMK"nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sürücü belgesi bulunmayan ölenin, sevk ve idaresindeki motosiklet ile benzinlikten çıkarak ışıksız 4 yönlü kavşak mahallinde bölünmüş çift şeritli ana yola giriş yaptığı sırada, ana yoldan seyreden sanık idaresindeki otomobilin sol önü ile, motosikletin sol ortasının bölünmüş çift şeritli ana yolun en sol şeridinde orta adaya 60 cm ve petrol çıkışına 13 metre mesafede çarpışması, motosikletin 30 metre ileride, otomobilin 42 metre ileride durması, ölenin ise 18 metre ileri düşmesi şeklinde meydana gelen olayda, her ne kadar ölen, aniden ve kontrolsüzce ana yola çıkış yapmış ise de, sanığın hızının 80-90 km olduğunu çarpma öncesi öleni sağ tarafta banket kısmında gördüğünü beyan etmesi, tanık beyanlarına göre, sanık ile aynı yönde ve sağ şeritte seyreden tanık ... idaresindeki aracın, ölen idaresindeki motosikleti döner kavşağa 40-50 mt mesafe kala görmesi ile sol şeride geçmek suretiyle ölene çarpmaktan kurtulması, ancak sanığın mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyretmesi ve seyrini görüş mesafesine göre ayarlamaması sebebiyle yolun sağında bulunan öleni görmesine rağmen, kamera görüntülerini inceleyen bilirkişi raporuna göre çarpma anında frene basması sebebiyle zamanında önlem almada geciktiğinin anlaşılması karşısında, sanığın asgari düzeyde tali kusurlu olduğunun kabulü gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu takdirde hataya düşülerek sanığın beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, müştekiler ile mahalli Cumhuriyet savcısı"nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 12.05.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Muhalefet Şerhi:
Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunda kusuru bulunmadığından beraatine ilişkin hükmün onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.
Şöyle ki;
Sanık; çift şeritli yolda ve sol şeritte seyir halindeyken, sağdaki benzin istasyonundan yola giren ölen motosikletli ile yine tahminen 6 metre arkasında motosikletli arkadaşı ile sağ şeritte seyir halindeyken, öndeki ölen motosikletli arkasını kontrol edip veya işaret verip, durup beklemeden birden sola dönüp sanığın seyir halindeki yoluna geçmesi üzerine sürücü sanığın motosiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazası.
Dosyada mevcut kamera kayıtlarının seyredilmesinde ölen 41. saniyede sanığın sağındaki şeritten aniden sola dönüş yapıyor ve 42. saniyede çarpma olayı meydana geliyor. Nasıl ki, sürücüler normal seyri esnasında birden yayanın yola girmesi halinde alabilecekleri bir tedbir olmadığında kusursuz kabul ediyoruz, burada da bundan daha fazlası sanık lehine bir durum vardır. Yani sürücünün önünde seyreden bir vasıtanın birden şeritine girmesinde sürücünün yapabileceği bir şey yoktur. Sanığın öleni gördüğü zaman itibariyle değerlendirdiğimizde arasında 10 metreden daha az mesafe vardır ve sanığın sağında ki şeritte ölenin arkasından gelen motosikletli arkadaşı seyir halindedir. “An meselesi olan bir olay”. Yani son söylediğimiz bu cümle kadar geçen bir sürse. Bu sürede kim ne yapabilir, hangi tedbiri alabilir. İnsanlardan olağanüstü hareketler bekleyemeyiz.
Her ne kadar trafik bilirkişisi “sanığın hızının 70 km"den fazla 80-90 km olduğu tahmininden hareketle tali derecede kusurlu olduğunu” bildirse bile sanığın olabileceği bir tedbir yoktu. Nitekim aynı bilirkişisi raporunda “Motosikletin ani olarak yola çıkması nedeniyle sürücünün kazadan kaçınma ihtimali bulunmamaktadır Otomobil sürücüsünün hız limitini aşması sadece kazanın şiddetini artırmıştır” şeklinde açıklamaları da görüşümüzü desteklemektedir. Mahkemenin, Adil Tıp Kurumu ve Trafik Bilirkişisinin raporunu esas almayıp “Maktul yolu kontrol ederek geçiş önceliğinin sanıkta olduğunu düşünerek hareket etseydi bu kaza meydana gelmeyecekti. Yani maktulun eylemi ölüme neden olan asıl ve tek unsurdur. Maktulun bu hareketi üzerine bu esnada oradan geçmekte olan her kim olsaydı bu kaza meydana gelecekti. Hayatın olağan akışı üzerinde ani şekilde gelişen durumlardan kontrollü bir şekilde hareket etmesini beklemek çok mümkün olmadığından sanığa atfı kabil kusur olmadığı” gerekçesi dosyaya da uygundur. Ölen burada tam kusurludur. Sürücülerin kavşaklara yaklaşırken hızını azaltması da sonucu değiştirmeyecektir. Kaldı ki çarpma kavşakta olmamıştır.
Açıkladığımız nedenlerden dolayı sanığın olayda kusurlu olmadığını düşündüğümüzde sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.