12. Ceza Dairesi 2015/2474 E. , 2016/8046 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/2, TCK"nın 62, 51/1-3, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Sanık ... hakkında; müsadereye yer olmadığına.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ..."ün mahkumiyetine ilişkin hüküm ile sanık ... hakkında müsadereye yer olmadığına dair karar, müşteki vekili ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında evinde yapılan aramada geçirilen eserlerle ilgili olarak zamanaşımı süresince dava açılması mümkün görülmüştür.
Şikayetçi ..."na duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK"nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı"nın 5271 sayılı CMK"nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 10:10 sıralarında kolluk kuvvetlerini arayan bir şahsın, sanık ..."ün, ..."dan uyuşturucu madde ve tarihi eser getirdiği, ... plakalı aracı kullandığı, ... mahallesi civarında bulunduğu yönünde ihbarda bulunması üzerine takip sonucu durdurulan araçta yapılan aramada, deri çanta içerisinde, bağımsız bilirkişi raporu ile çoğu 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığı belirlenen 1092 adet eser ele geçirildiği,
Sanığın aşamalardaki savunmasında, tarihi eser niteliğinde olmasa bile eski eşyalara karşı zaafının bulunduğunu, ele geçirilen eserleri herhangi bir amaç gütmeksizin sadece koleksiyon yapmak amacıyla bulundurduğunu, sanık ..."ın ikametinde ele geçirilen 4 adet sikkeyi kendisinin verdiğini, sohbet sırasında sikkeleri görüp beğenen sanık ..."in sikkeleri kendisine hediye edip edemeyeceğini sorduğunu, sikkelerin imitasyon olduğunu bildiği için hediye ettiğini, eserlerin varlığı konusunda yalnızca eşi ve çocuklarının bilgi sahibi olduklarını, bunun dışında kimsenin bilgisinin olmadığını, zaman zaman maddi açıdan zor dönemler geçirdiğini, ancak hiçbir zaman elinde bulunan tarihi eserleri satmayı düşünmediğini, tarihi eserleri satmak amacıyla bulundurmadığını, ikametinde kültür varlıklarını masaya dizerek baktığını, kendince bu şekilde ruhunu dinlendirdiğini, suça konu eşyaları pazarlarda tezgahlardan, çeşitli satış yerlerinden meraktan dolayı alıp evde bulundurduğunu, bir kısmının ise daha önce yargılandığı bir dava sonunda kendisine iade edilen eserler olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla,
Olayın gelişimi, eserlerin sanık tarafından edinme şekli ve sanık savunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dosya kapsamından sanığın, kültür varlığı ticareti yaptığına dair delilin bulunmadığı, davaya konu eserleri 2863 sayılı Kanunun 24. maddesine aykırı olarak bulundurduğu, bu itibarla, eylemin kül halinde 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde düzenlenen “izinsiz kültür varlığı bulundurmak” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında anılan Kanunun 67/2. maddesi gereğince hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de;
1) Sanık ..."un aracında ele geçirilen kültür varlıklarının sayısı dikkate alındığında alt sınırdan ceza tayin edilmesi,
2) Dolandırıcılık suçuna mahal verilmemesi yönünden, 09/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda 2863 sayılı Kanun kapsamında kalmadıkları belirlenen eserlerin de Kanun kapsamında kaldıkları tespit edilen eserlerle beraber müzeye teslimine karar verilmesi yerine, Kanun kapsamındaki eserlerin müzeye teslimiyle birlikte müsaderelerine, Kanun kapsamı dışındaki eserlerin ise sahibine iadesi yönünde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.