Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/16577
Karar No: 2016/7995
Karar Tarihi: 05.05.2016

Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/16577 Esas 2016/7995 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2015/16577 E.  ,  2016/7995 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama
    Hüküm : Beraat

    Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mağdur ... ve müşteki ... vekili ile üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    A- Mağdur ... ve müşteki ... vekili tarafından sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Olay tarihinde 6 aylık olan mağdur ..."ın kanuni temsilcisi olan babası ..."ın savcılık beyanında sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, ayrıca kovuşturma aşamasında şikayetçi olduğunu belirtip davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, annesi ..."ın da sanık hakkındaki şikayetini sürdürdüğü ancak davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, 5271 sayılı CMK"nın 237. maddesinin 1. fıkrasında, “Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.”, 2. fıkrasında, “Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.” hükümlerine yer verilmiş olup, mağdur, müşteki ve vekilinin, davaya katılma yönünde taleplerinin olmadığı anlaşılmakla; hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan mağdur adına, vekilinin yaptığı temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
    B- Üst Cumhuriyet savcısının sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
    1-02/06/2006 tarihinde ... ve ..."ın 09/12/2005 doğumlu oğulları ..."ı sünnet ettirmek için İdil Sağlık hizmetleri polikliniğine götürdükleri, burada sağlık memuru olan ve sünnet yapma yetkisi bulunan sanık ..."a oğullarını sünnet ettirdikleri, ancak ..."ın aşırı kan kaybetmeye başladığı, bunun üzerine çocuğu hemen İdil devlet hastanesine götürdükleri, daha sonra durumunun ciddiyeti nedeniyle Diyarbakır Tıp Fakültesi"ne sevk edildiği, Diyarbakır Tıp Fakültesinde ilk teşhiste bir günden az süreli kesi bulgusuna işaret edildiği, aktif kanamasının olduğunun tespit edildiği olayla ilgili olarak her ne kadar sanık savunmasında mağdur çocuğun daha önceden başka bir bayan tarafından sünnet edildiğini, kendisinin sünnet etmediğini, sadece çocuğun idrar yapmasında sıkıntı olması sebebiyle müdahalede bulunduğunu belirtmiş, tanık ... tarafından sanığın beyanı doğrulanıp, sanıktan farklı olarak olay tarihinde sanığın çocuğa müdahalede bulunmadığı beyan edilmiş ise de, yeminli olarak dinlenen ..."in savcılıktaki beyanında “olay günü çocuğun idrarını yapamaması sebebiyle sünnet ettirilmek için polikliniğe getirildiğini, çocuğun daha önceden sünnet olup olmadığını bilmediğini, olay günü sanık ..."ın çocuğa yarım saat müdahalede bulunduğunu, ancak penis ucunu bulamayınca hastaneye götürelim dediği” şeklindeki beyanı, Dicle Üniversitesi Çocuk Cerrahisi bölümünde doktor olarak görev yapan ..."in “müştekinin olay tarihinde penisinin tam kopma ve aktif kanamalı olarak hastaneye getirildiğini, ilk müdahalesini doktor ..."nin yaptığını, daha sonra ise düzeltmeye yönelik ameliyat yapıldığını beyan etmiş olması ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporunda da; “... oğlu 2005 doğumlu ...’a yapılan sünnet işleminde; glans penisin yokluğunun cinsel fonksiyonları ve dolaylı olarak üreme fonksiyonunu etkileyebileceği ancak yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi olabileceği, ..."ın tıbbi evrakı ve dava dosyası incelenmekle; sünnet işleminin sağlık memuru ... tarafından yapıldığının kabulü halinde ise sünnet sırasında glans penisin kesilmesi nedeniyle yapılan işlemin tıp kurallarına uygun olmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın olay tarihinde 6 aylık olan mağdura sünnet yaptığı sırada, hatalı müdahalede bulunarak taksirle yaralanmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
    2-Olay hakkında bilgisine başvurulan ..."in hüküm aşamasında katip olarak duruşmaya katılması suretiyle CMK"nın 32. maddesine aykırı davranılması,
    Kabul ve uygulamaya göre de;
    3-Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
    Kanuna aykırı olup, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi