16. Hukuk Dairesi 2016/9758 E. , 2016/7941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 40 parsel sayılı 1.057,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla .... adına tespit edilmiş olup halen intikal nedeniyle ... ile .... mirasçıları adına tapuda kayıtlıdır. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil, davacı ... aynı nedene dayanarak müdahalenin men"i ve kal istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davaların birleştirilmesi sureti ile yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin 102 ada 40 parselden ifrazı ile davacı ..."e ait 102 ada 41 parsele eklenmek sureti ile tapuya tesciline, ... tarafından açılan müdahalenin men"i ve kal davasının reddine karar verilmiş; hükmün, davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi sonucunda onanmasına karar verilmiş, davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı ..., kendisinin 102 ada 41 ve 94 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, bu parseller içinde sınır boyunca yer alması gereken kısımların davalılara ait 102 ada 40 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalacak şekilde tespit ve tescil edildiğini belirterek, bu kısımların 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile maliki olduğu 102 ada 41 ve 94 parsel sayılı taşınmazlara eklenmesini talep etmiş, buna karşılık ... ise birleşen dosyada, ..."e karşı, maliki olduğu 102 ada 40 parsel sayılı taşınmaza müdahalede bulunduğu iddiasıyla müdahalenin men"i ve kal davası açmıştır. Mahkemece, bir kısım davacı ... beyanlarına göre, 102 ada 94 parsel sayılı taşınmazda bulunan evin başlangıcından aşağıya doğru 30 cm boşluk olduğu, şu an mevcut olan ve ... tarafından çekildiği söylenen tel çevrili alanın 60-70 cm ileriye geçmiş olduğu, bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 42.22 metrekarelik kısmın hataen davalı ... ve müşterekleri adına kaydedildiği gerekçesiyle fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin 102 ada 40 parselden ifrazı ile davacı ..."e ait 102 ada 41 parsele eklenmek sureti ile tapuya tesciline, ... tarafından açılan müdahalenin men"i ve kal davasının reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacı ..., dava dilekçesinde dava konusu kısmın 102 ada 41 ve 94 parsel sayılı taşınmazlara eklenmesini talep etmiş, ancak keşifteki gösterimine göre dava konusu ettiği yerlerin kendisine ait 102 ada 41 parsel sayılı taşınmaz ile davalılara ait 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazın ortak sınırında kaldığı anlaşılmıştır. Keşifte alınan mahalli bilirkişi ve taraf tanık beyanları uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Nitekim beyanların, dava konusu 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazla davacı tarafa ait 102 ada 41 parsel sınırına mı yoksa 102 ada 94 parsel sınırına mı ilişkin olduğu anlaşılamadığı gibi, özellikle 102 ada 40 parsel sayılı taşınmazın kabul kararı verilen güney sınırıyla alakalı hiçbir beyan bulunmamakta, (A) ve (B) kısımlarında tarafların ne şekilde bir kullanımı olduğu da anlaşılamamaktadır. Fen bilirkişi raporunda, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen ve davacı ..."e ait 102 ada 41 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilen kısımların keşifte davacı tarafça gösterildiği belirtilmiş, davacının gösterdiği bu sınır mahalli bilirkişi veya tanık beyanları ile desteklenmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dava konusu taşınmazları bilen elverdiğince yaşlı, yansız mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu 102 ada 40 ve 41 parsel sayılı taşınmaz sınırının neresi olduğu, dava konusu edilen kısmın öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin ne zamandan beri, ne şekilde, kim tarafından sürdürüldüğü belirlenmeli, dava her ne kadar genel mahkemede görülse de, uyuşmazlığın aydınlatılabilmesi için gerekirse tespit bilirkişilerinin de beyanlarına başvurulması düşünülmeli, keşifte gösterilen sınırlar, keşfi denetlemeye olanak verecek şekilde bilirkişi rapor ve krokisine yansıtılmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeden hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla davalı-birleşen dosya davacısı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.03.2016 tarih 2014/22390 Esas, 2016/2738 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, aşağıda yazılı karar düzeltme ve temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 20.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.