23. Hukuk Dairesi 2013/6082 E. , 2013/7370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından yönetim kurulunun 01.09.2007 tarih ve 28 sayılı kararı ile ihraç edildiğini, ihraç kararının iptali için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2007/67 esas sayılı dosyanın takipsiz bırakılmış olması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ancak müvekkilinin ihraç kararına sebep olan borcunu kooperatifin banka hesabına, emlak vergisinin 1/138 oranındaki payını ise belediyeye yatırdığını ileri sürerek, müvekkilinin ortaklığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihraç kararının iptali için açılan davanın takipsiz bırakıldığını ve yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının kooperatifle hiç bir üyelik bağının kalmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 01.09.2007 tarih ve 28 sayılı yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği, bu kararın iptali için açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği davacının 570,00 TL"yi ihraç kararının kesinleşmesinden önce 02.02.2009 tarihinde banka hesabına yatırdığı 29.03.2009 tarihinde ise de emlak vergisinin davacı tarafından doğrudan belediyeye yatırılması nedeniyle kooperatifin bilgisi ve onayından sözedilemeyeceği, 03.07.2011 tarihinde yapılan genel kurul hazirun cetvelinde davacının adının yer almadığı, üyeliğinin fiilen devam ettiği iddiasının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığının tespitine ilişkindir.
Davacının kooperatif üyeliğinden ihracı açılan dava sonucunda verilen karar uyarınca 20.03.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 16/son hükmüne göre ihraç kararının kesinleşmesine kadar ortağın hak ve yükümlülükleri devam eder. İhraç kararına karşı süresinde dava açılsa dahi, dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar, ortak aidat yatırmaya devam etmek zorundadır. Dolayısıyla ihraç kararının kesinleşmesinden sonra yapılan ödemelerin davalı kooperatifçe kabulü, ihraç kararından dönüldüğü ve davacının üyelik sıfatının devam ettiğinin kooperatifçe zımnen benimsendiği anlamına gelir.
Her ne kadar mahkemece, davacı tarafından yapılan ödemelerden aidatın ihraçtan önce, emlak vergisinin ise belediye hesaplarına yatırılması nedeniyle kooperatifçe benimsenmediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı vekili, 13.02.2013 tarihli dilekçesi ile emlak vergisi ortak ödemelerinin kooperatif tarafından kabul gördüğünü bildirmiş ve bu konuda mahkemeden araştırma yapılmasını talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece ilgili belediyeden söz konusu emlak vergisi ödemelerine ilişkin kooperatifin bilgisi olup olmadığı araştırılmaksızın karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ve delil olarak ileri sürdüğü; davalı kooperatifin müvekkilini ortaklıktan ihraç etmiş olmasına rağmen, ortaklığın devamının kabul edildiğine ilişkin eylem ve işlemlerde bulunduğunu, müvekkilinin kendisine tahsis edilen dairede 1998 yılından itibaren oturmaya devam ettiğini, müvekkili tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan hukuk ve ceza davalarında müvekkilinin ortaklık ve müdahil sıfatına itiraz edilmediğini ileri sürmüş olup, mahkemece bu yönler üzerinde de yeterince durulmamıştır. Sonuç itibariyle, kooperatifçe davacının kooperatif üyeliğinin zımnen de olsa benimsenip benimsenmediğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.