19. Hukuk Dairesi 2017/544 E. , 2018/3600 K.
"İçtihat Metni"
Davacı ... vek. Av. ... ile davalılar 1- ... 2- ... vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12/10/2015 gün ve 2010/705-2015/698 E.K sayılı hükmün bozulmasına yönelik Dairemizin 19.10.2016 ve 2016/2114 E.-2016/13452 K. sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara inşaat malzemesi sattığını, bu satıştan bakiye kalan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalılar hakkında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takip dayanağı faturada ..."nın adının geçmediğini, bu davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, öte yandan, ..."nın davacıdan satın aldığı inşaat malzemesi bedelini 4 adet çek ile ödediğini, davacının gider gösterebileceğini söyleyerek gerçek mal bedelinden daha yüksek tutarlı fatura düzenlediğini, takibe konu edilen tutarın da fazladan kesilen kısım olduğunu, ayrıca, davacının aynı faturaya dayanarak ... İcra Müdürlüğü"nün 2007/1420 esas sayılı dosyasında , müvekkillerinden 5.387,70 TL tahsilat yaptığını, bu durumun bile davacının kötüniyetini ispata yeterli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti amacıyla bilirkişiden rapor aldırıldığı, düzenlenen raporun yeterli olmaması üzerine iki kişilik bir heyetten yeniden kök ve ek rapor aldırıldığı, bu raporlara göre, davacının davalıdan 16.991 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalı ödeme savunmasında bulunmuş ise de, iddiasını ispat edemediği, öte yandan ticari ilişkinin tarafı ... olup, ..."nın borçtan sorumlu olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın ... yönünden kısmen kabulüne, ... İcra Müdürlüğü"nün 2010/1895 esas sayılı dosyasının 16.991 TL asıl alacak üzerinden devamına, hükmedilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, işlemiş faiz isteminin reddine, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 19.10.2016 tarih, 2016/2114 E.-2016/13452 K. sayılı ilamıyla " Davalı ödeme savunmasında bulunmuş ve borcun çekler ile ödendiğini ileri sürmüştür. Türkiye ... Bankası tarafından 11/11/2011 tarihli yazı ekinde sunulan ve ödeme savunmasında yer alan 4 adet çekte davacının cirosu bulunmakta olup, çeklerin bankaya iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, çeklerin bankaya geri dönmüş olması keşidecinin borcunu ödediği anlamına gelir. Hal böyle olunca, davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda,
Davalı tarafından takibe konu 21/11/2007 tarihli fatura bedelinin 20.07.2007, 20.08.2007, 20.09.2007, 20.10.2007 keşide tarihli 4 adet çek ile ödendiği belirtilmiştir. Çeklerin bankaya iade edilmesi nedeniyle, çek bedellerinin ödendiğinin karine olarak kabulü gerekir. Ancak taraflar arasında süregelen ticari alım-satım ilişkisi vardır. Çeklerin keşide tarihlerinin takip konusu fatura tarihinden önceki tarihli olması nedeniyle, şayet fatura konusu mal teslimi keşide tarihlerinden daha önce yapılmış ise, davalı tarafından söz konusu çeklerin bu faturaya ilişkin alındığının kabulü gerekir. Davacı tarafından söz konusu çeklerin takip ve faturaya konu mallar dışında varsa teslim edilen başka mallara ilişkin olduğu hususlarının ispatı gerekmektedir. Bu durumda mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınıp, taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisi incelenerek, alacak-borç durumunun tespiti ile toplanacak deliller doğrultusunda yapılacak değerlendirme sonucu bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla Dairemizce yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle bozulması doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.10.2016 tarih, 2016/2114 E.-2016/13452 K. sayılı bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 19.10.2016 tarih, 2016/2114 E.-2016/13452 K. sayılı bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin 12/10/2015 gün ve 2010/705-2015/698 E.K sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 26/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.