Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/4414
Karar No: 2013/7183
Karar Tarihi: 18.11.2013

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/4414 Esas 2013/7183 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2013/4414 E.  ,  2013/7183 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki asıl dosyada menfi tespit ve birleşen dosyada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Av. ... ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ..."nun gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -

    Asıl davada davacı kooperatif vekili, davalı ...’un müvekkili kooperatifin 1992’den 29.11.2001’e kadar ve 04.05.2002’den 29.07.2002’ye kadar yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, 07.07.2002 tarihli genel kurulda azledildiğini, azilden sonra eski yöneticilerin 31.12.2001 düzenleme ve 31.01.2002 vade tarihi göstererek 113.887,33 TL’lik bonoyu düzenlediklerini, bononun takibe konulduğunu, bononun gerçek bir borca dayanmadığını, ceza dosyasındaki incelemede kooperatifin yasal defterlerinde bono kaydının olmadığını, yönetime genel kurul tarafından borç para alma konusunda yetki verilmediğini, 31.12.2001 tarihli bilançoda kooperatifin 113.887,33 TL borçlu gösterilerek bu miktarın 67.211,78 TL’sinin davalıya, bakiyesinin 3. Kişilere borç olarak gösterildiğinin tespit edildiğini, davalının kendi tuttuğu defterlere göre hiçbir dayanak olmadan “ ...’tan ödünç alınan ” şeklindeki kayıtla kendisini alacaklı göstermesinin kabul edilemeyeceğini, bononun gerçeğe aykırı ve sonradan düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1143 ( yenilemeden önce 2002/3839 ) sayılı takibine konu 113.887,33 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen dava açısından, asıl davadaki beyanlarını tekrar ederek kooperatifin borçlu olmadığını savunarak, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Birleşen davada davacı ... vekili, müvekkilinin kooperatife arsasını tahsis ettiğini, genel kurulun bilgisi dahilinde 2000-2002 yıllarında ödünç paralar verdiğini, 113.887,33 TL’lik bonodan dolayı alacaklı olduğu gibi 18.378,00 Avro daha alacaklı olduğunu ileri sürerek, 18.378,00 Avro’nun temerrüt tarihi olan 06.08.2002’den itibaren işleyecek faiziyle kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; asıl dava açısından, kooperatifin talebinin zamanaşımına uğradığını, verdiği paralar nedeniyle alacaklı olduğunu, bu durumun bilanço ve genel kurul tutanaklarında göründüğünü, bilançonun ve yönetimin genel kurullarda ibra edildiğini savunarak, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın konusu olan bononun tanzim ve vade tarihlerinin davalının yönetici olmadığı döneme isabet ettiği ancak alacağın davalının yönetici olmadığı dönemde verilen borç paralara ilişkin olmayıp davalının yönetici olduğu dönemlerde verilmiş borç paralara ilişkin olduğunun çekişmesiz olduğu, menfi tespit talebi açısından zamanaşımının söz konusu olmadığı, ağır ceza mahkemesinde işbu davanın konusu olan bononun geçmiş tarihli düzenlendiğinden bahisle sahteciliğe konu edilip edilmediği dava konusu olmadığından hüküm dışı bırakılarak zimmetle ilgili beraat kararı verildiği, savcılık tarafından yapılan 2009/3403 sayılı soruşturma dosyasında konunun hukuki çekişme arz ettiğinden takipsizlik kararı verildiği, 04.05.2002 tarihli genel kurulda 113.887,34 TL borcun 8 ayda kapatılması için üyelerden para toplanmasına karar verildiği, ancak 31.12.2001 tarihli bilançodaki bu borcun kaynağının belirsiz olduğu, soyut bilanço görüşmelerinin ve yönetimin ibrasının bağlayıcı olmadığı, kooperatifin hiçbir kayıt ve kararında yönetici ...’tan borç alınması yönünde bir bilgi olmadığı, sadece bir tek kooperatif defterinde başkan olduğu dönemde “ ...’tan ödünç alınan ” şeklinde kayıt bulunduğu, bunun da dayanaksız ve belgesiz olması nedeniyle dikkate alınamayacağı, defterleri tutanın asıl davada davalı, birleşen davada davacının kendisi olduğunun unutulmaması gerektiği, bu şahsın 3.143,75 TL’nin tahsili için açtığı davada borç para verdiğine ilişkin defter ve belgelerde kayıt bulunmadığı gibi bu hususta alınan genel kurul kararı olmadığından dolayı verilen red kararının 23. Hukuk Dairesi’nce onandığı, bononun gerçekten düzenlendiği tarihte yöneticilik görevi bulunmayan eski yöneticilerin geçmiş tarih atarak düzenledikleri bononun kooperatifi bağlamadığı, ödünç paraların verildiği iddia edilen tarihlerde kooperatifin borç para alma ihtiyacının olmadığı gibi bankada mevcut parasının olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davacı kooperatifin 31.12.2001 düzenleme, 31.01.2002 vade tarihli 113.887,33 TL’lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, % 40 oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili temyiz etmiştir.
    1) Asıl dava, davacı kooperatif tarafından davalı eski yönetim kurulu başkanı davalıya borçlu olunmadığının tespiti; birleşen dava ise asıl dava davalısının kooperatiften alacak istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılmış olan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece alınmış olan bilirkişi raporları da dosya kapsamına tam olarak uygun düşmediği gibi ileri sürülen iddia ve savunmaları karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla kooperatif hesap ve uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişi heyeti oluşturularak, kooperatifin defter, kayıt, belge, yönetim kurulu, genel kurul kararları, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak ayrıca asıl dava davalısı hakkında açılmış olan ceza dava dosyası da incelenerek, tüm delil ve belgeler birlikte değerlendirilerek, asıl dava davalısının borç para verdiği iddiasıyla ilgili olarak kooperatifin ilgili dönemlerdeki gelir gider dengesi, yıllara göre kalem kalem, bu dengeye göre kooperatifin borç para almasını gerektirecek zaruri bir nedeni bulunup bulunmadığı, Kooperatifler Kanunu ve anasözleşme hükümleri de gözetilerek, borç para alınmış ise alınan borcun kayıtlara geçip geçmediği, geçtiyse nerelere harcandığı hususları üzerinde durularak açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle oluşan uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
    Kabule göre de, İİK"nun 72/5. maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilir. Somut olayın özelliğine göre, asıl davada davalının kötüniyetli sayılmayacağı gözetilmeden, % 40 oranında tazminatla sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir.
    2) Bozma nedenine göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınarak asıl davada davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi