19. Hukuk Dairesi 2018/246 E. , 2018/3584 K.
"İçtihat Metni"
Davacı ...Ltd. Şti. vek. Av. ... ile davalılar 1- ... vek. Av. ... 2-... vek. Av. ..., 3-... arasında görülen dava hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 10/07/2015 gün ve 2014/1096-2015/947 E.- K. sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 22/05/2017 gün ve 2016/15427-2017/4059 E.-K. sayılı ilamına karşı davacı şirket yetkilisi tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davacı şirket yetkilisinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 9,40 -TL harç ve takdiren 315,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyen davacı şirket yetkilisinden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 26/06/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, 20/11/2013 tanzim ve 20/12/2013 vade tarihli, keşidecisi ... (...)..., lehdarı ... olan 225.000,00 TL meblağlı ve ... Ltd. Şti. tarafından keşideciye aval verilmiş bir bonoya karşı avalist davacı tarafından açılmış menfi tespit davasıdır.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 07/03/2016 tarihli geri çevirme kararıyla (1) Dava konusu bononun okunaklı fotokopisi (2) Bononun takibe konduğu takip dosyası (3) Takibin iptaline ilişkin İcra Hukuk Mahkemesi dosyasının heyetçe incelenmesine gerek görülmüş ve daha sonra yerel mahkeme kararı Dairemizin 22/05/2017 tarihli kararıyla onanmış ve bu karara karşı davacı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
Davacı temyiz incelenmesinde ileri sürdüğü ancak onama kararıyla tam olarak karşılanmadığını savunduğu sebeplere dayanarak bu kere karar düzeltme yoluna başvurmuştur.
Öncelikle davacı şirket yetkilisince bonoyu keşide eden ...’e verilen vekaletname onun ticari temsilci olduğunu kabule elverişli değildir. Bu kişi ticari vekil olup vekalenamesinde çek keşide etme yetkisi olmasına rağmen kontrolü çok güç olan bono keşide etme yetkisi bulunmamaktadır.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 19/01/2015 tarihli bozma kararında ... (...) ...’in ticari vekil olduğu saptanmış ve İcra Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen kararla dava konusu bononun takibe konulduğu takip iptal edilmiştir.
Bir an için ... (...) ...’in ticari temsilci olduğu kabul edilse bile, bu kere temsilcinin kendisinin keşide ettiği bonoda temsilcisi olduğu şirketi temsilen kendi lehine aval verdiği görülmektedir. Temsil yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle bu aval işleminin batıl olduğu açıktır. Zira temsilcinin kendisiyle işlem yapması kural olarak yasaktır. Temsilcinin izinsiz olarak kendisiyle yaptığı işlem sakat bir işlemdir. Bu işlem temsil olunanı bağlamaz. Özenli bir temsilci, iyiniyet ve sadakat borcu gereği, temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak bir işlem yaparsa bu işlem kural olarak temsil görevinin dışında kalır. (Bkz:Doç. Dr. Erol Ulusoy, Anonim Şirketlerde Şirketle İşlem Yapma Yasağı ve Çifte Temsil, Ankara, 2005, S:67-78-228)
Son olarak TTK’nun 702/2 maddesi gereğince, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait bir noksanlıktan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahüdü geçerlidir. Yani, kambiyo evrakında şekle ait bir noksanlık varsa avalist sorumluluktan kurtulur.
Dava konusu bono incelendiğinde davacı şirketin ticari vekili ... (...)..."in bono üzerindeki iki ayrı şirket kaşesi üzerindeki imzalarının şekli bellidir. Buna göre bonoyu keşide eden ... (...) ..., bonodaki keşideci ismi altına imzasını koymamıştır. Şu halde, dava konusu bono keşideci imzası yokluğundan dolayı şekle ait bir noksanlıktan dolayı kambiyo senedi niteliğinde değildir. Bu durumda davacı avalist şirketin bu bonodan dolayı sorumluluğu doğmayacaktır.
Açıkladığım nedenlerle, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen yönler üzerinde durulup tartışılması için bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, saygıdeğer çoğunluğun davacının karar düzeltme talebinin reddine ilişkin kararına muhalifim. 26/06/2018