
Esas No: 2014/17774
Karar No: 2015/20552
Karar Tarihi: 20.10.2015
4733 sayılı kanuna muhalefet - Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2014/17774 Esas 2015/20552 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 7 - 2013/74226
MAHKEMESİ : Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2012/342 (E) ve 2012/849 (K)
SUÇ : 4733 sayılı kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık A.. D.."in, mahkumiyet kararına yönelen temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA oybirliğiyle,
II- Nakil aracının iadesine yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
Ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile ağırlık bölümünü oluşturduğu ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle TCK"nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı anlaşılmakla, dava konusu nakil vasıtasının sanığa ait olduğu tespit edildiği taktirde müsaderesi gerekeceği gözetilmeksizin, kayden 3. şahsa ait görünen ancak, alıkonularak muhafaza altına alındığı halde kayden malik tarafından iadesi için herhangi bir başvuruda bulunulmayan nakil vasıyasının sahiplik durumu araştırılıp, bu husus kayden malik ve sanıklara sorulmadan eksik incelemeyle karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık tarafından kaçak sigara naklinde kullanılan aracın zoralımının TCK.nun "54/3. maddesinde anlatıldığı şekilde verilen cezaya nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı ayrıca iyiniyetli 3. şahsa ait olduğu" gerekçesiyle mahkemece ruhsat sahibine iadesine karar verilmesine karşın, daire kaçak eşyanın miktar ve değeri, hacim itibariyle aracının taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, yine nakil vasıtasının müsaderesinin hakkaniyete aykırı bir yanının bulunmadığı, sahiplik durumunun da araştırılmadığı gerekçesiyle bozma nedeni yapmıştır.
Yerel mahkeme hükmü sanık Ahmet yönünden sadece sanık tarafından temyiz edilmiştir. Aleyhine temyiz yoktur.
CMUK"nun 326. maddesi son fıkrası aleyhe temyiz olmadığı takdirde, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle verilen cezadan ağır olamaz hükmünü amirdir.
Mahkemece iadesine karar verilen eşya bizatihi yasak nitelikte yasalar gereği zoralımı zorunlu bir eşya olmayıp, kaçak eşya naklinde kullanılan taşıma aracıdır. Aracın kendisi kaçak olmayıp, yasa dışı yollardan elde edildiğine dair de hiçbir belge yoktur. Bu nitelikteki bir aracın zoralımı, sanığın mülkiyet hakkını sonlandıran ceza niteliğini taşıyan bir karardır. Zoralımın, ceza yasasında güvenlik tedbirleri bölümünde düzenlenmesi her koşulda güvenlik tedbiri olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Aksi halde sanık hakkının ihlali anlamına gelir.
Aleyhe bozma yasağının bir amacı da, sanıkların temyiz yasa yoluna başvurmaktan korkmamasını sağlamak, hak arama özgürlüğünün önünü açmaktır.
Anayasamıza göre T.C hukuk devletidir.
Hukuk devleti, devlet organlarının tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun davranan devlet olarak ta tanımlanmaktadır.
CMUK"nun 326. maddesi son fıkrasının dar yoruma tabi tutularak, aleyhe değiştirmeme ilkesinin mutlak surette ve sadece verilen ceza miktarı ile sınırlı tutularak, sanık aleyhine sonuçlara yol açmak ceza ve usul yasalarının temel esprisine aykırı olup, hukuk devleti ilkesini de zedeler niteliktedir.
Suçta kullanılan nakil vasıtasının aleyhe temyiz olmadığı halde bozulması, sanık yönünden bozmaya uyulduğu taktirde önceki hükümden çok daha ağır hukuksal sonuçları doğuracağı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı bozma kararına katılmıyorum.
Muhalif Üye