19. Hukuk Dairesi 2016/18273 E. , 2018/3578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asli müdahil vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği 200.000 Euro bedelli senetteki imzanın davacıya ait olmadığını,davalının sahibi olduğu şirkete para yatırıldığını, bu yatırılan paranın istenmesi üzerine 2.000,000 Euro bedelli ve 200.000 Euro bedelli senetlerin ortaya çıkarıldığını belirterek, takibe konu edilen 200.000 Euro bedelli senedin iptali ile senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemiş, 22/08/2005 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesini tamamen ıslah ederek davacının dava konusu senetleri ne şekilde ve özellikle borçlanma iradesi ile imzalayıp imzalamadığının, müvekkilinin senetleri borçlanma iradesi ile imzalamamışsa bu senetlerin ne şekilde imzalattırıldığının araştırılarak borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, dava dışı...A.Ş "nin finans sektöründe iş yapan bir tüzel kişilik olduğunu, davalının ise gerçek kişi olduğunu, şirketin hissedarı, ortağı ve yetkilisi olmasının maddi vakıalar ile hukuki kişiliklerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini,bonoların başka bir şirketin hisse senetleri karşılığında alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak 2.000.000 Euro bedelli senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını belirterek icra takibine konu edilen 2.000.000 Euro bedelli senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Asli müdahil ...Genel Müdürlüğü vekili, davacının tüm mirasını Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfına bağışladığını, vakfın tescil işlemlerinin Vakıflar Genel Müdürlüğü"nce yapılacağından denetim makamının yasalar nezdinde kendileri olduğunu belirterek, müdahale taleplerinin kabulünü istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında takibe konu bonolardan önce mali nitelikli bir ilişkinin bulunduğu, davacı murisin önce imza inkarında bulunduğu,sonrasında kandırılarak bonoların düzenlendiğini ileri sürdüğü, davacının yargılama devam ederken vefat ettiği, davaya mirasçıları tarafından devam edildiği, takibe konu bonolarda nakden ibaresinin bulunduğu, davalının bonoların devredilen hisse senetleri karşılığında alındığını ileri sürerek senet içeriklerini talil ettiği, bu hususu geçerli delillerle ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm asli müdahil vekili ve davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
(1)Davalı vekiline mahkeme kararı 24.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili mahkeme kararını 01.08.2016 tarihinde harç yatırmadan temyiz etmiştir. Mahkemece harç tamamlatılması için çıkartılan muhtıra davalı vekiline tebliğ edilmiş ise de, dava dosyası içinde muhtıra konusu temyiz harçlarını ikmal ettiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır. Davalı vekilinin muhtıraya rağmen süresi içinde temyiz harçlarını yatırmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin bu sebeple reddi gerekmiştir.
(2)Hükmü temyiz eden asli müdahil Vakıflar Bölge Müdürlüğü aleyhinde herhangi bir hüküm kurulmamış olmasına ve hakkında icra takibi bulunmamasına göre ... Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bent uyarınca davalı vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz eden asli müdahil ve davalıya iadesine, 26/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.