Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/86
Karar No: 2015/1018

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/86 Esas 2015/1018 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2015/86 E.  ,  2015/1018 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı, 13.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle özetle; ... İlçesi, ... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda ... İlçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kalan 132 ada 163 ve 156 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tesbit ve tescil edilmiş olduğunu oysa bu taşınmazların babasından kaldığını, 50 yıldan beri ekip biçtiğini, anılan nedenlerle söz konusu taşınmazların tapularının iptal edilerek kendisi adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
    Mahkemece, yapılan keşif sonucu davacının dava ettiği taşınmazların, 132 ada 150, 155, 156, 159 ve 163 sayılı parseller olduğu anlaşılmış ve yapılan yargılama sonucu; davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 08/04/2013 havale tarihli raporunda ve ek 1 krokisinde (A) harfi ile gösterilen ... Köyü, Dağ tarla mevkiinde bulunan 132 ada 163 sayılı parsel numaralı taşınmazın 5519.00 m2 olarak gösterilen kısmının, ek 1 krokisinde (B) harfi ile gösterilen ... Köyü, Dağ tarla mevkiinde bulunan 132 ada 150 sayılı parsel numaralı taşınmazın 1607.00 m2 olarak gösterilen kısmının, ek 2 krokisinde (C) harfi ile gösterilen ... Köyü, Dağ tarla mevkiinde bulunan 132 ada 155 sayılı parsel numaralı taşınmazın 3402.00 m2 olarak gösterilen kısmının ve ek 2 krokisinde (D) harfi ile gösterilen ... Köyü, Dağ tarla mevkiinde bulunan 132 ada 156 sayılı parsel numaralı taşınmazın 9188,00 m2 olarak gösterilen kısmının ve ek 2 krokisinde (E) harfi ile gösterilen ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... tarla mevkiinde bulunan 132 ada 159 sayılı parsel numaralı taşınmazın 1586,00 m2 olarak gösterilen kısmının aynı ada son parsel numarası ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde nüfusa kayıtlı bulunan ... ve ... oğlu 01/01/1953 doğumlu ... T.C kimlik numaralı davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve ... Yönetimi tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın olduğu yerde ... kadastrosu 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılmış 10.02.2004 - 11.03.2004 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dava edildiği anlaşılan 132 ada 150 parsel sayılı taşınmaz ... vasfı ile, 132 ada 155, 156 ve 163 sayılı parseller tarla vasfı ile, 132 ada 159 sayılı parsel ham toprak vasfı ile Hazine adına 2004 yılında yapılan kadastro sonucu tescil edilmiş olup, mahkemece davacının bu taşınmazlar içerisinde kalan taşınmazlarının ... sayılmayan , devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve davacı yararına
    zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, ... vasfı ile tespit edilen 132 ada 150 sayılı parsel açısından ... incelemesi yapılmamıştır. Dosya içerisindeki ... bilirkişi raporu; dava edilen parsellerden yalnız 132 ada 156 ve 163 sayılı parsellere ilişkindir. ... bilirkişi raporunda yapılan incelemede dava konusu taşınmazlardan 132 ada 156 ve 163 sayılı parsellerin, memleket haritası ve hava fotoğrafı üzerinde konumu gösterilirken taşınmazlar komşuları ile birlikte gösterilmemiştir. Dolayısı ile ... bilirkişi raporu, incelemesi yapılan parseller açısından da yetersizdir.
    Ayrıca, dava; tapu iptali ve tescil davası olup, ... vasfında olmasa bile ... bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazların tamamının hem en eski hem de kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritaları ve hava fotoğraflarındaki konumu, üzerlerinde bulunan bitki örtüsü, kullanım durumu incelenmeli, taşınmazların davacı tarafından kullanımına ilişkin mahallî bilirkişi ve tanık beyanları gerçeğin bir resmi olan bu belgelerle denetlenmelidir.
    Diğer yandan, davacı dava konusu taşınmazların kendisine babasından kalan taşınmazlar olduğunu belirttiği halde; mahkemece, davacıdan başka mirasçı olup olmadığı, mirasçılar arasında taşınmazların taksim edilip edilmediği araştırılmamış, keşifte dinlenen mahallî bilirkişilerden de bu hususlar sorulmamıştır.
    O halde, mahkemece dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, daha önce keşfe katılmamış bir fen, bir ... ve bir ziraat mühendisi ile yapılacak keşifle; dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yerler belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumunu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazların gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, keşif sırasında mahallî bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın evvelinde kime ait olduğu, davacıya nasıl geçtiği, taşınmazlar babasından davacıya kalmışsa davacıdan başka mirasçı olup olmadığı,mirasın mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği, davacının taşınmazı ne şekilde kullandığı gibi hususlar ayrıntılı olarak sorulmalı, dava konusu taşınmazların ... sayılmayan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan, özel mülke konu olabilecek yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri nazara alınarak yapılması gerektiği düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu müdürlükleri ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak, gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazların sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 sayılı Kanunun 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin 10. maddesinin değişik ikinci fıkrası hükümlerine göre, sulu tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç
    duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden kanunun amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/02/2015 günü oy birliği ile karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi