12. Ceza Dairesi 2015/11645 E. , 2016/7272 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 16.015,52 TL maddi ve 17.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2013/29 esas, 2013/66 (bozmadan önce-15.02.2013 tarihli ve 2010/1 esas, 2012/6 karar) karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) kasten öldürme ve silahla tehdit suçlarından tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükümlerin temyiz edilmeksizin 03.01.2014 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 19.03.2014 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, gözaltı ve tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi nedeniyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 656 gün süreyle tutuklu kalan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak şekilde az tayini, ayrıca faiz uygulamasına ilişkin olarak da hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz uygulanacağı açıkça belirtilmeden “davacının gözaltı ve tutuklama tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” şeklinde ifadeye yer verilerek faizin başlangıcı konusunda tereddütlere neden olunması,
2) Tazminat davasına dayanak olan dava dosyasında davacının 13.08.2009-25.08.2009 tarihleri arasında 12 gün, 17.03.2010-14.05.2010 tarihleri arasında 58 gün ve 16.02.2012-24.09.2013 tarihleri arasında 586 gün olmak üzere toplam 656 gün tutuklu kaldığı gözetilip, 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan ay ve gün üzerinden hesaplama yapıldığında, maddi zararı 13.08.2009-25.08.2009 tarihleri arasındaki 12 gün karşılığı 218,592, 17.03.2010-14.05.2010 tarihleri arasında 58 gün karşılığı 1.114,702 ve 16.02.2012-24.09.2013 tarihleri arasında 586 gün karşılığı 14.435,439 olmak üzere toplam 15.768,733 TL olup, maddi zarar olarak bu miktarın ödenmesine ve 218,592 TL için 13.08.2009, 1.114,702 TL için 17.03.2010 ve 14.435,439 TL için 16.02.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada gün üzerinden hesap yapılması ve net asgari ücret miktarlarının fazla alınması suretiyle toplam maddi tazminatın 16.015,52 TL olarak fazla tayini ve faiz uygulamasına ilişkin olarak da hangi miktara hangi tarihten itibaren yasal faiz uygulanacağı açıkça belirtilmeden “davacının gözaltı ve tutuklama tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” şeklinde ifadeye yer verilerek faizin başlangıcı konusunda tereddütlere neden olunması,
Hükmolunan tazminatların toplam miktarı üzerinden davacı lehine 3.931,707 nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiği gözetilmeden 3.000 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.