
Esas No: 2014/8047
Karar No: 2015/874
Karar Tarihi: 24.02.2015
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2014/8047 Esas 2015/874 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... Köyü 303 ada 10 parsel sayılı 5847,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden ..."ın zilyetliğinde olduğu edinme sebebi kısmına yazılarak, ... Yönetimince açılan 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılan ... sınırlamasına itiraz davasına konu olmasından dolayı malik hanesi açık olarak tespit edilmiş; kadastro mahkemesinin 2008/194 E.- 2010/72 K. sayılı kararı ile 303 ada 10 parselin krokide (a) harfi ile işaretli 2192,88 m2"lik kısmının ... niteliğiyle Hazine, (b) harfi ile işaretli 1854,73 m2"lik kısmının ... adına tesciline karar verilmiş; bu karar 20. Hukuk Dairesinin 2010/8255 - 2010/11948 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Kararın infazı sırasında taşınmazın krokide gösterilen (c) harfi ile işaretli 1800,33 m2"lik kısmı hakkında hüküm kurulması unutulduğundan, kadastro müdürlüğünce kadastro mahkemesine dilekçe verilerek bu konuda karar verilip verilemeyeceği sorulmuş, mahkemece bu dilekçe bir esasa kaydedilerek yapılan yargılama sonucu; taşınmazın (c) harfi ile gösterilen 1800,33 m2"lik kısmının tarla niteliğiyle ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2013/1506 E. - 2013/7612 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında; "" Kural olarak; davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise, o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Kadastro davaları, taşınmazda hak iddia eden kişi tarafından, tespit ya da komisyon kararı kim adına ise, o kişi ya da kişilere husumet yöneltilerek açılır. Somut olayda ise; kadastro müdürlüğünce, kesinleşmiş mahkeme kararının infazı sırasında bir yanlışlık ve eksiklik tespit edilmiş; bu konuda karar verilip verilemeyeceği kadastro mahkemesinden sorulmuş; dava dilekçesi dahi olmayan bu yazı, mahkeme esasına kaydedilerek, yeni bir dava olarak kabul edilerek karar verilmiştir. Kadastro Müdürlüğünün böyle bir davayı açmakta hukukî yararı olmadığından, aktif dava ehliyeti yoktur. Husumet konusu, kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 116. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her safhasında ortaya atılabilir ve mahkemece de doğrudan doğruya (re"sen) karşı tarafın, bu yollu bir savunmasının yapılmasına, rızası olup olmadığına bakılmaksızın, incelenerek gözönünde tutulur."" denilmiştir.
Davacı ... Yönetimi Yargıtay bozma ilâmının usûl ve kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile kararın düzeltilmesini istemiş, Dairece karar düzeltme isteminin reddine
karar verilmiş, mahkemece bozma kararına uyduktan sonra husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve unutulan kısma yönelik taraflar tarafından her zaman dava açılabileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/02/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.