18. Ceza Dairesi 2017/7107 E. , 2017/13333 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Hakaret suçundan, sanık ..."in yapılan yargılaması sonunda; aynı suçtan mahkûmiyetine dair Gölbaşı(Ankara) (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 05/06/2014 gün ve 2014/116 esas, 2014/384 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 03.10.2017 gün ve 2015/39685 esas, 2017/10189 karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2017 gün ve 4-2014/260466 sayılı itiraz yazısı ile 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2017 gün ve 4-2014/260466 sayılı itiraz yazısında;
“İtiraza konu uyuşmazlık sanığın, katılana yönelik "sen kim oluyorsunda buraya geliyorsun, ne vasıfla buraya geldin, defol git, burası benim malım, ben mal sahibiyim" al şu evrakı "al şu kararı defol git" şeklindeki sözlerinin, hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına yöneliktir.
Maddi olayda, Gölbaşı Kaymakamlığında Şef olarak görev yapan katılan ..."un, olay günü kurul halinde 3091 sayılı yasa kapsamında infaz işlemi yapmak üzere Gölbaşı Denizbank Şubesine gittikleri, burada müdürün odasında otururken, banka müdürünün, söz konusu taşınmazın maliki olmadıklarını kiracı olduğu ileri sürerek mevcut evrakı imzalamadığı, bu sırada mülk sahibi olan sanık ..."inde olay yerinde bulunduğu ve katılana yönelik "sen kim oluyorsunda buraya geliyorsun, ne vasıfla buraya geldin, defol git, burası benim malım, ben mal sahibiyim" diyerek, evrakı "al şu kararı defol git" diyerek üzerine attığı şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın eyleminin, Katılan ..."un onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı,
Bu itibarla, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 03/10/2017 gün ve 2015/39685 Esas, 2017/10189 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak sanık hakkında işlediği kabul edilen hakaret suçundan suçun yasal unsurlarının oluşmadığı nedenle, anılan onama kararının kaldırılması istemiyle itiraz edildiği” belirtilmek suretiyle Yerel Mahkemenin kararının bozulması talep edilmiştir.
Gereği görüşülüp,düşünüldü:
Somut olayda; katılanın Gölbaşı Kaymakamlığında Şef olarak görev yaptığı, olay günü 3091 sayılı yasa kapsamında infaz işlemi yapmak üzere Gölbaşı Denizbank Şubesine gittikleri, burada müdürün odasında otururken müdürün bankaları ile ilgileri olmadığını söyleyerek evrakı imzalamadığı, bu sırada mülk sahibi olan sanık ..."inde olay yerinde olduğu, katılana hitaben "sen kim oluyorsunda buraya geliyorsun, ne vasıfla buraya geldin, defol git, burası benim malım, ben mal sahibiyim" diyerek görevli memuru aşağılayıcı ve küçük düşürücü, rencide edici davranışlar ile evrakı "al şu kararı defol git" diyerek üzerine attığı, bu şekilde görevli memura hakaret suçunu işlediğinin iddia olunduğu,
Katılanın kovuşturma evresinde “Ben de kararın kaymakam beyin olduğunu söyledim. Ancak beni dinlemedi. Israrla bağırmaya devam etti. Memurlar ve müdür sakinleştirmeye çalıştı. Ancak sakinleşmedi. Kararı verdim. İmzaladı ancak suratıma fırlattı. Çıkarken de bir daha benim malıma gelmeyin, burası benim malım diye defolun gidin diye hakaretlerine devam ediyordu.” şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık olarak dinlenen Kadastro memuru .....’in kovuşturma evresinde “ Meral Hanım evrakları ..."e bunları imzala diye verdi, ... de ben size buraya gelmeyin demedim mi defol git diyerek evrakları yüzüne fırlattı,” şeklinde beyanda bulunduğu, Yerel Mahkemece bu şekilde görevli memura hakaret suçunu işlediği sabit olduğu kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK’nun "hakaret" başlıklı 125. maddesinde; “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. şeklinde düzenlenmiştir.
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. İncelemeye konu olayda, sanığın defol git diyerek evrakı katılanın yüzüne fırlatması şeklindeki eyleminde, sözlerle birlikte gerçekleştirilen fiilin, katılanın onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla; Dairemizin 03.10.2017 gün ve 2015/39685 esas, 2017/10189 sayılı onama kararındaki gerekçeye göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Yasanın 99/3 maddesiyle 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesine eklenen 3. fıkra hükmüne göre dosyanın Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 21.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.