5. Ceza Dairesi 2019/9413 E. , 2020/13951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK"nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette rüşvet verme suçundan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 30/01/2013 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK"nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin açılan kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Anayasanın 141/3, CMK"nın 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK"nın 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği halde, sanıkların her birinin eyleminin ayrı ayrı değerlendirilerek delilleriyle birlikte hangi sanığın hangi eylemi nedeniyle sorumlu tutulduğu somut gerekçelerle ortaya konulmadan, keza sanıkların sabit görülen fiilleri ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği de gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Asker kişiler hakkında (Kapatılan) 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesince 04/03/2014 tarihli ve 2013/795 Esas, 2014/106 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet kararlarının (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 06/10/2015 tarihli ve 2015/455 Esas, 2015/466 sayılı Kararı ile bozulduğu anlaşılmakla; belirtilen dosyanın akıbetinin araştırılıp suçlamaların mahiyetine, suç ve iddianame tarihlerine göre temyize konu dosyayla aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle mümkünse davaların birleştirilmesi, kesinleşmişse onaylı örneğinin getirtilmesinden sonra tüm kanıtların hep birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
6352 sayılı Yasa değişikliği öncesinde rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı nazara alınarak; sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan yürütülen ve tefrik edilen soruşturma evrakının akıbeti araştırılarak, kamu görevlilerine yapmaları gereken bir işi yapmaları ya da yapmamaları gereken işi yapmamaları için yarar sağlanmasının (05/07/2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamında bulunmadığı, bu nedenle sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK"nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya azmettirme suçu kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin, sanık ..."in, sanıklar ..., ... ve ... müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 03/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.