13. Hukuk Dairesi 2016/9468 E. , 2019/6492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, 1997 yılında davalının murisi ..."ın da içinde bulunduğu ... mirasçıları ile tapu iptal ve tescil davacı açılması konusunda anlaştığını ve kendi aralarında vekalet sözleşmesi yaptıklarını, yapılan anlaşmaya göre avukatlık hizmetinin karşılığında davanın bittiği tarihteki dava değerinin % 20’si ile karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukatlık ücreti olarak ödeneceğinin belirlendiğini, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi"nde 1998/148 Esas numarası ile Maliye Hazinesi aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtığını, yargılama esnasında davalının murisi olan ..."ın vefat ettiğini, davalının dava dışı annesi Safiye İnan"a vekalet verdiğini ve annesinin de kendisi ile vekalet sözleşmesi yaptığını, yapılan sözleşmenin muris ile yapılan sözleşmenin aynısı olduğunu ve 2004 tarihinde yapıldığını, tüm işlemlerin tamamlanmış olduğu halde 05.07.2013 tarihinde yapılan duruşmaya davalının kendisini azletmeden ve muvaffakatını da almadan başka bir avukat görevlendirerek duruşmaya gönderdiğini, bunun üzerine Avukatlık Kanunu"nun 172. maddesi gereğince ikinci avuakata muvaffakat göstermediğini beyan ederek dosyadan haklı nedenle istifa ettiğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL nin dosyanın kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10.000,00 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda davacı avukat, Avukatlık Kanununun 172. maddesi uyarınca haklı istifa nedenine dayalı olarak vekalet ücreti talebiyle eldeki davayı açmıştır. Vekalet akdi 28.5.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa kapsamına alınmış olup, davada Tüketici Mahkemesi görevlidir. Nitekim bu husus 6502 sayılı yasanın geçici 1. maddesiyle çözüme bağlanmış durumdadır. Mahkemece, davanın 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra 06/06/2014 tarihinde açıldığı ve bu bağlamda davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/05/2019gününde oybirliğiyle karar verildi.