Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/5855
Karar No: 2019/935
Karar Tarihi: 14.02.2019

Uyuşturucu madde ticareti yapma - Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/5855 Esas 2019/935 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2018/5855 E.  ,  2019/935 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
    Suçlar : Uyuşturucu madde ticareti yapma

    Dosya İncelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    Temyiz incelemesi; duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanık... müdafiinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemesi nedeniyle; sanık ... ve temyize gelen diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılmıştır.
    1-Sanıklar ...,... ve... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
    a)Sanık ..."un yüzüne karşı, müdafiinin yokluğunda verilen hükmün sanık ... tarafından temyiz edilmediği, sanık..."a kovuşturma aşamasında ... atanan zorunlu müdafii Av...."ün bozma sonrası hüküm celsesinden önce 22/06/2018 tarihinde UYAP üzerinden e-imzalı olarak gönderdiği dilekçe ile müdafiilik görevinden çekildiği beyan ettiği, söz konusu dilekçenin sanık ..."a 18/07/2018 tarihinde tebliğ edildiğini anlaşılmakla, bozma öncesi 18/12/2015 tarihli duruşma tutanağının içeriğinden Av. ..."ün yetki belgesi ile görevlendirildiği tespit edilen ve aşamalarda duruşmalara hiç katılmayan Av...."ın müdafiilik görevi, kendisine yetki veren müdafii Av. ..."ün görevinden çekilmesi ile sona erdiğinden, sanık ...hakkındaki hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, Av...."ın sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz isteğinin,
    b)29/06/2018 tarihinde sanık ..."ın yüzüne karşı, müdafiinin yokluğunda tefhim edilen hükmün, sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edilmediği, somut olayda yaş küçüklüğü ve ceza miktarının alt sınırı itibari ile zorunlu müdafilik koşulları bulunmadığı ve yasal temyiz başvuru süresinin, hükmün sanığa tefhimi ile başladığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin, gerekçeli kararın 17/07/2018 tarihinde kendisine tebliğ edilmesinden sonra, 23/07/2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafinin temyiz isteğinin,
    c)29/06/2018 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmün, sanık... tarafından yasal süresi geçtikten sonra 18/07/2018 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; sanık İslam’ın temyiz isteğinin,
    5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
    2-Sanıklar ......, ..., ...,..., ..., ...,...,..., .... hakkında hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
    Sanık... hakkında, tekerrür oluşturan mahkûmiyetlerinden daha ağır cezayı içeren Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi"nce 09/12/2010 tarihinde, 2010/142-376 sayı ile verilen ve 24/09/2013 tarihinde kesinleşen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan "6 yıl 3 ay hapis cezasına" ilişkin ilam yerine, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi"nce 12/10/2010 tarihinde, 2009/20-2010/239 sayı ile verilen, 06/03/2013 tarihinde kesinleşen ve 12/10/2014 tarihinde infaz edilen "parada sahtecilik" suçundan "1 yıl 8 ay hapis cezasına" ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Sanıklar..., ..., ...,... ,..., ..., ..., ..., ... ve .... hakkında suç tarihleri itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi TCK’nın 188/3-4. maddeleri gereği belirlenen “7 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca ¼ oranında arttırım yapıldığında, “8 yıl 16 ay 15 gün” hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu sanıkların aleyhine olacak şekilde “9 yıl 4 ay 15 gün” hapis cezası tespit edilmiş ise de, bu ceza üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığında, “7 yıl 9 ay 22 gün” olarak doğru sonuç hapis cezasına ulaşıldığından, bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar..., ... ve...’nın; sanıklar ..., ...ve müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
    3-Sanıklar ...ve... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanıklar ... ve ... hakkında suç tarihleri itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi TCK’nın 188/3-4. maddeleri uyarınca belirlenen “7 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nın 188/5. maddesi uyarınca ½ oranında arttırım yapıldığında, “10 yıl 15 ay” hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu belirlenen “11 yıl 3 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nın 43. maddesi uyarınca ¼ oranında arttırım yapıldığında “12 yıl 24 ay 22 gün” hapis cezası yerine, “14 yıl 22 gün” hapis cezası tespit edilmesi; ardından TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulandığında, “10 yıl 20 ay 18 gün” hapis cezası yerine, sanıkların aleyhine olacak şekilde “11 yıl 8 ay 18 gün” sonuç hapis cezasına hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
    Hüküm fıkrasının, sanık... hakkındaki “1-” nolu ve sanık... hakkındaki “2-” nolu bentlerinin, üçüncü(3.) paragraflarında yer alan “11 yıl 3 ay” ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine “10 yıl 15 ay” ibarelerinin; dördüncü (4.) paragraflarında yer alan “14 yıl 22 gün” ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine “12 yıl 24 ay 22 gün” ibarelerinin; beşinci (5.) paragraflarında yer alan “11 yıl 8 ay 18 gün” ibareleri çıkarılarak, yerlerine “10 yıl 20 ay 18 gün ” ibarelerinin yazılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    4-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
    Sanık ... hakkında suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi TCK’nın 188/3-4. maddeleri gereği belirlenen “7 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca ¼ oranında arttırım yapıldığında, “8 yıl 16 ay 15 gün” hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu sanığın aleyhine olacak şekilde “9 yıl 4 ay 15 gün” hapis cezası tespit edilmiş ise de, bu ceza üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığında, “7 yıl 9 ay 22 gün” olarak doğru sonuç hapis cezasına ulaşıldığından, bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanık ...’ın, TCK’nın 220/2, 62, 53, 58/9; TCK’nın 188/3-4-5, 43/1, 62, 53, 52, 58/9. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine ilişkin 15/04/2016 tarihli hükümlerin, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22/03/2018 tarihli, 2017/6819 esas ve 2018/1568 karar sayılı bozma ilamı ile sanığın, TCK’nın 220/2. maddesinde tanımlanan "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği; işlediği sabit olan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu yönünden ise suç örgütü faaliyeti kapsamında işlediği tespit edilemediğinden, hakkında TCK’nın 188/5 ve 58/9. maddelerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı” gerekçe gösterilerek sanık lehine bozulduğu, Dairemizin bozma ilamına uyan ilk derece mahkemesince, sanığın, "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" suçundan beraatine; ‘uyuşturucu madde ticareti yapma’ suçundan ise TCK’nın 188/3-4, 43/1,62,53,52. maddeleri uyarınca verilen 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 120 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, TCK’nın 58/6-7. maddeleri uyarınca ikinci (2. kez) mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, ‘suç işlemek için kurulan örgüte üye olma’ suçundan bozma üzerine verilen beraat hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; sanık hakkında, bozma öncesinde “suç örgütü üyeliği” nedeniyle TCK’nın 58/9. maddesi gereği uygulanan tekerrür hükümlerinin, 5320 sayılı CGTİHK’nın 107/4. maddesi uyarınca hükmedilen hapis cezasının ¾ "nün infazı halinde koşullu salıverilmeye imkan verdiği halde; bozma sonrasında bozma ilamına uyularak, TCK’nın 58/9. maddesi uygulanmamakla birlikte, sanığın ikinci kez mükerrir olduğu tespit edilen sabıka kaydı esas alınarak, TCK’nın 58/6-7. ve 5320 sayılı Kanunun 108/3. maddeleri uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması halinde koşullu salıverilmeden yararlanamayacağı gözetilmeden, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma öncesi aleyhine temyiz bulunmayan sanığın, kazanılmış haklarına aykırı olacak şekilde “hükmedilen hapis cezasının TCK’nın 58/6-7. maddeleri uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının sanık Hıdır hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin “10-C)” bendinde yer alan “ikinci kez” ibaresinin çıkarılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    5-Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanık... hakkında temyize konu eylemleri ile arasında hukukî kesinti bulunmadığı tespit edilen Bolu Ağır Ceza Mahkemesi"nin 02/06/2015 tarihinde kesinleşen 26/05/2015 tarihli, 2014/211 esas ve 2015/96 karar sayılı ilamı ile verilen "7 yıl 10 ay 15 gün" sonuç hapis cezasına ilişkin uygulama dikkate alınarak hüküm kurulması ve belirlenen cezadan, kesinleşen cezanın mahsubu sırasında, suç tarihleri itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen “7 yıl” temel hapis cezası üzerinden, TCK’nın 188/4. maddesi uyarınca ½ oranında arttırım yapıldığında, “10 yıl 6 ay” hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu belirlenen “10 yıl 10 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nın 43. maddesi uyarınca ¼ oranında arttırım yapıldığında, “12 yıl 13 ay 15 gün” hapis cezası yerine, “13 yıl 6 ay 15 gün” hapis cezası tespit edilmesi; ardından TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulandığında, “9 yıl 10 ay 3 gün” hapis cezası yerine, “10 yıl 1 ay 26 gün” hapis cezasına hükmedilmesi ve kesinleşen ilamda yer alan “7 yıl 10 ay 15 gün” hapis cezası, belirlenen cezadan indirildiğinde, “1 yıl 11 ay 18 gün” sonuç hapis cezası yerine, sanığın aleyhine olacak şekilde “2 yıl 3 ay 11 gün” sonuç hapis cezasına hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
    Hüküm fıkrasının, sanık Yılmaz hakkındaki “18-B)” bendinin ikinci (2.) paragrafında yer alan “10 yıl 10 ay” ibaresinin çıkarılarak, yerine “10 yıl 6 ay” ibaresinin; dördüncü (4.) paragrafında yer alan “13 yıl 6 ay 15 gün” ibaresinin çıkarılarak, yerine “12 yıl 13 ay 15 gün” ibaresinin; beşinci (5.) paragrafında yer alan “10 yıl 1 ay 26 gün ” ibaresinin çıkarılarak, yerine “9 yıl 10 ay 3 gün ” ibaresinin; altıncı (6.) ve yedinci (7.) paragraflarında yer alan “2 yıl 3 ay 11 gün” ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine “1 yıl 11 ay 18 gün” ibarelerinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi