5. Ceza Dairesi 2019/9186 E. , 2020/13945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme (sanıklar ..., ... ve ... haklarında), bu örgüte üye olma (sanıklar ..., ... ve ... dışındaki diğer sanıklar haklarında), rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ... ve ... ... haklarında), 5607 sayılı Yasaya muhalefet (tüm sanıklar haklarında)
HÜKÜM : a)Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile bu örgüte üye olma suçlarından beraat (tüm sanıklar haklarında),
b)Sanıklar ..., ... ve ... haklarında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
c)Sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... ve ... haklarında rüşvet verme, ..., ..., ..., ... ve ... haklarında
5607 sayılı Yasaya muhalefet
suçlarından mahkumiyet,
d)Sanıklardan ..., Halil
..., ..., ... ve ... haklarında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından beraat.
EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK"nın 260/1. maddesine göre rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, aynı Kanunun 237/2 ve 3628 sayılı Yasanın 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin KABULÜNE, Hazine ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile bu örgüte üye olma suçlarından doğrudan zarar görmedikleri, bu itibarla bu suçlardan verilen beraat hükümlerini temyiz hakları bulunmadığı, sanıklar ... ve ... müdafin ise anılan sanıklar haklarında 28/04/2011 tarihinde tefhim edilen beraat hükümlerini bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 21/06/2011 havale tarihli dilekçe ile vekalet ücretine hasren temyiz ettiği anlaşılmakla, katılan Hazine ve suçtan zarar gören Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekili ile sanıklar ... ve ... müdafin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, sanıklar ..., ... ve ... haklarında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, CMK"nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanunun 264. maddesi hükmü de gözetilerek Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesinin itiraz mahiyetinde kabulü ile bu hükümler yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, incelemenin katılan Hazine vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerin anılan sanıklar haklarında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ... ...’in anılan sanıklar haklarında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve suçtan zarar gören Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin ise sanıklar haklarında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerlerine atılı 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçunun zarar göreni olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, bu sıfatının gereği olarak CMK"nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek bu suçtan yazılı şekilde beraat ve mahkumiyet kararları verilmesi,
Yargılama sırasında yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17. maddesinin 2. fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunduğu, 5607 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24/07/2007 tarihli ve 346 sayılı Kararı ile kaçakçılık suçlarına "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırdığı, kaçakçılık suçlarına ilişkin davalara ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-85 Esas, 2007/109 sayılı Kararında belirtildiği üzere; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17. maddesindeki gibi özel bir düzenleme bulunmayan hallerde aralarında bağlantı bulunsa dahi, ihtisas mahkemelerince yargılanması amaçlanan suçlar ile diğer suçların yargılamalarının birleştirilemeyeceği nazara alındığında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/1. maddesine uygun olan eylemler nedeniyle açılan kamu davasına bakma görevinin 1 no"lu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bu suç yönünden davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla sanıklara isnat edilen diğer suçlar ve 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından birlikte yargılama yapılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerin, sanık ... ..."in, katılan Hazine ile suçtan zarar gören Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 02/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.