Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/4759
Karar No: 2013/6754
Karar Tarihi: 04.11.2013

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/4759 Esas 2013/6754 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2013/4759 E.  ,  2013/6754 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahiller ... Katılım Bankası A.Ş. ile T. Vakıflar Bankası T.A.O. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı vekili, müvekkili şirketin motorin, benzin, fuel-oil, madeni yağ, antifriz gibi petrol ürünlerinin imalatını ve pazarlamasını, petrol ürünlerinin alınıp satıldığı petrol istasyonları kurmak ve işletmek faaliyetini 2002"den bu yana sürdürdüğünü, ancak ekonomik kriz nedeniyle şirketin borca batık olduğunu ve fakat iyileştirme projesinin uygulanması ile borca batıklıktan kurtulabileceğini ileri sürerek, şirketin bir yıl süre ile iflasının ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Müdahil vekilleri, yasal şartları oluşmayan iflas erteleme talebinin reddini talep etmiştir.
    Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın Dairemizin 09.02.2012 tarih ve 2011/4805 Esas, 2012/878 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine, bozmaya uyularak, satış değerleri üzerinden hesaplanan aktif toplamının, pasif toplamına yetmediği, bir önceki raporda 1.314.133,56 TL pasif miktarının 31.12.2012 tarihi itibariyle 110.222,42 TL"na indiği, aktifin pasifi karşılama oranı % 68,80 iken bu oranın % 97,39"a yükseldiği, şirketin mali durumunda gerçekçi bir iyileşme ümidinin bulunduğu, iyileştirme projesinin tutarlı, gerçekleştirilebilir, şirketi mali bakımdan güçlendirici ve alacaklıların haklarını koruyucu nitelikte olduğu gerekçesiyle, iflasın ertelenmesi talebinin kabulü ile İİK"nın 179 ve 179/b ile TTK"nın 324. maddeleri gereğince davacı şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiştir.
    Kararı, müdahiller ... Katılım Bankası A.Ş. ile T. Vakıflar Bankası T.A.O. vekilleri temyiz etmiştir.
    Dava, borca batıklık nedeniyle iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir. İflasın ertelenmesi geçici bir mali darboğaza düşen şirketlerin hayatiyetini koruması, istihdam ve milli ekonomiye katkı sağlaması için öngörülen geçici bir hukuki himaye yoludur. İflasın ertelenmesi bir şans kurumu olmayıp, alacaklıların durumunu zorlaştırmak ve bir şirket tasfiyesi yolu olarak kabul edilemez. İflasın ertelenmesi, borca batık durumda bulunan şirket tarafından sunulan; somut öngörüler içeren, ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi çerçevesinde bu durumdan kurtulması kuvvetle muhtemel bulunan kooperatiflerle sermaye şirketleri için öngörülmüş bir hukuki korunma yoludur (İİK.m.179). İflasın ertelenebilmesi için şirketin borca batık durumda olması, sunulacak ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi kapsamında şirketin mali durumunu düzeltebileceğine dair somut veriler ileri sürmesi ve fevkalade mühletten yararlanmamış olması gerekir (TTK.m.324, İİK.m.179 vd.). Mahkeme, İİK"nın 166/2 maddesine uygun ilan yapmalı (somut olayda yapılmıştır), borca batıklığı, TTK’nın 324. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerini belirlemek ve İİK’nın 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tesbit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlemelidir. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile mali durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. İflasın ertelenmesinin amacı, borca batık sermaye şirketinin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan kurtulmasının sağlanmasıdır. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade .... Gerek borca batıklık ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı hususunda (muhasebe ve işletme ekonomisi bilgisi özel ve teknik bilgi niteliğinde bulunduğundan ve hâkimin bunları genel ve mesleki bilgisiyle çözmesi beklenemeyeceğinden) HMK’nın 266. maddesinde gösterildiği şekilde bilirkişinin oy ve görüşüne müracaat edilmeli ve bu raporun da hukuka uygunluğunun hakim tarafından denetlenmesi gerekir. Öte yandan somut verilere dayalı, çelişmeyen öngörüler içeren, özellikle sermaye ve/veya kârlılık artışını netleştiren unsurların varlığının, proje için vazgeçilmez hususlar olduğu gözden kaçırılmamalı; iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunun bu yolla tesbiti cihetine gidilmelidir. Hâkim de bu raporla o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını giderebilmeli ve raporun hukuka uygunluğunu denetlemelidir. Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tesbit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir.
    Bir sermaye şirketinin borca batıklık bildiriminde bulunarak iflasını istemesi halinde, bu durumun mahkemece re’sen tesbiti gerekir. Bu tesbitin yapılmasında, davacının sunduğu delillere ek olarak, mahkemece gerekli görülen diğer delillerin toplanması, bu kapsamda ilgisi görülen kamu kurumlarından alınacak bilgiler, yapılacak keşif ve mahkemece atanacak bilirkişilerce düzenlenecek raporlar da değerlendirilmelidir.
    Borca batıklığın tesbitinde sadece davacının kayıtlarına değil, varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, bu noktada, konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmalıdır.
    Dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. ...
    Açıklanan durum karşısında davacı şirketin mevcut kayıtları; mahkemece ulaşılabilecek tapu, trafik, sanayi ve ticaret odaları, ticaret sicil kayıtları gibi hakkında bilgi alınabilecek belgeler, varlık kalemlerinin rayiç değerlerine ilişkin uzman (teknik) bilirkişi görüşleri ve somut olay bakımından özellik arz edebilecek diğer verilerin toplanmasından sonra, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden alınacak teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor sonucuna göre borca batıklığın yukarıda gösterilen ilkeler çerçevesinde tesbiti ile varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda, iflasın ertelenmesi için borca batıklık olgusunun öncelikle gerçekleşmiş olması gerekiğinden, karardan önce alınan 14.03.2013 ve karardan sonra alınan 14.06.2013 tarihli kayyım raporlarında şirketin aktifinin, pasifini karşıladığı, yani borca batık olmadığının bildirildiği dikkate alınarak, mahkemece, bu tespitin somut ve gerçek verilere dayalı olup olmadığı üzerinde durularak açıklanan ilkeler çerçevesinde bu konuda da bir değerlendirme yapılmalıdır. Davacı şirketin borca batık olduğunun doğru olarak tespiti halinde;
    İyileştirme projesinde yapılacak olanların tek tek maliyetinin, hangi ekonomik kaynaktan sağlanacağı, her bir proje kaleminin zaman olarak en geç hangi tarihte yapılacağı, yapılacak olanların ayrı ayrı borca batıklık üzerindeki zaman ve oran olarak etkisinin somutlaştırılması ve böylece iyileştirme projesinin neden ciddi ve inandırıcı olduğunun ayrıntılı ve zaman içinde sayısal olarak, denetlenmeye elverişli nitelikte olması gerekmekte olup, bu özellikte olmayan iyileştirme raporlarına ve bunlara dayalı düzenlenen bilirkişi ve kayyım raporlarına göre ne iflasın ertelenmesine karar verilebilir ne de iflas erteleme talep eden şirket alacaklıları aleyhine sonuç doğuracak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Mahkemece, bu niteliği haiz olmayan iyileştirme projeleri sunulduğunda iflasın ertelenmesini isteyen şirkete uygun bir süre verilerek, açıklanan özellikteki projenin sunulmasının ve soyut içerikli projenin somutlaştırılmasının sağlaması ve verilen sürede iyileştirme projesini sunmayan şirketin iyiniyetli olmadığı kabul edilerek, sadece borca batıklığı tespit ettirilerek, sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan özellikteki iyileştirme projelerinin sunulması halinde alınacak bilirkişi ve kayyım raporlarından sonra talep halinde ve gerektiğinde, hüküm tarihine kadar sadece gerekli tedbirlere karar verilmeli ve tarihlerine uygun şekilde proje kalemleri yerine getirilmediği takdirde tedbirler kaldırılarak, iflasın ertelenmesi ve ihtiyati tedbir müesseselerinin kötüye kullanılmasının önüne geçilmelidir.
    Somut olayda, iflas erteleme talep dilekçesinin içeriğine dercedilen iyileştirme projesinde; ürünlerini pahalıya temin ettiği iç piyasa yerine artık ucuza dış piyasadan temin etme imkânına alınan izinlerle kavuştuğu ve kapasitenin artacağı, şirket yetkilisinin 2009 yılındaki kısa süreli hürriyetinden mahrum kalması nedeniyle şirketin faaliyetinin bir süre azaldığı, ancak sınırlı olan bu durumun ortadan kalktığı, yeni karışım kazanları ile ilave tank tertibatı kurulacağı, giderleri azaltmak için gereksiz istihdamın önüne geçildiği ve sermaye borcunun bulunmadığı hususlarına yer verilmiş ise de, bunlardan bir kısmı sektörel gelişmeye dayalı iyileşme umudu ile ilgili olup, projeye içeriğine dahil edilecek hususlardan değildir. Şirket yetkilisinin kısa süreli hürriyetinden mahrum kalması, hiçbir zaman şirketin çalışmasına engel teşkil etmediğinden ve bu engel talep öncesi kalktığından projeye konu olamaz. Yeni karışım kazanları ile ilave tank tertibatı kurulacağı hususu ise projeye eklenebilecek tek kalem iken, bu önlemin de hangi zamana kadar yerine getirileceği, şirkete kısa, orta ve uzun vadede katkısı ve bu katkının borca batıklık üzerindeki oranı ayrıntılı bir şekilde açıklanmadığı gibi, bu alımların hangi sermaye ile yapılacağı belirtilmediğinden iyileştirmeye etkisi ve katkısı somut olarak ortaya konulmamıştır. Giderleri azaltmak için .
    gereksiz istihdamın önüne geçilmesi, projeye eklenebilecek hususlardan değildir. Sermaye borcunun bulunmaması, bir önlem olmadığından, projeye girecek bir iyileştirme nedeni değil, sadece iflas erteleme talebinde iyiniyetli bir şirket olduğuna gerekçe yapılabilir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyulmuşsa da, bozma ilamının (5) nolu bendinde araştırılması istenen konulara açıklık getirmeyen ek bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca ulaşılmıştır.
    Yukarıda açıklananlardan başka, kayyım ve bilirkişi raporarında talep tarihindeki ve raporların düzenlendiği dönemlerde davacı şirketin personel ve işletme sayısı ile diğer özellikleri bildirilmiş olup, ticari alacakların aktifteki oranı dikkate alındığında bunların tahsil edilip edilmediği ve geçen sürede tahsil imkânının olup olmadığı bildirilen bu veriler ele alınarak tartışılmamıştır. Mahkemece 14.06.2013 tarihli kayyım raporundaki "Piyasada talep daralması yaşanması nedeniyle çalışanlardan 3 personelin işten çıkartılmasına rağmen işletme faaliyetlerinin düşük kapasite ile devam ettiği" yönündeki tespit ile ilgili olarak talep daralmasının şirket kaynaklı mı, yoksa sektörel mi olduğu üzerinde durularak, 3 personelin çıkarılmasının şirket üzerine kısa vadede oluşan ve oluşacak etkisi konusunda kayyım ve bilirkişiden ayrıntılı açıklama istenmelidir.
    Diğer yandan, mahkemece bilançoda stoklarda meydana gelen dikkat çekici artış üzerinde durularak, mahallinde bu konuda inceleme yapılıp, stoklara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temini ile bilançodaki kaydi değerlerle fiili durumun uyumlu olup olmadığının denetlenmesi, stok artışının, kayıtlarla uyumlu bir gerçek üretime ya da dış piyasadan ucuz ürün teminine dayalı olup olmadığının, diğer anlatımla iyileşmenin bir göstergesi olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tartışılması gerekirken, bilançodaki stok artışının fiili stok dökümü ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşan bilirkişi raporlarında yer alan bu soyut tespite itibar edilerek, hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
    Bu durumda mahkemece, iflasın ertelenmesinin tüm koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde yeterince durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müdahiller ... Katılım Bankası A.Ş. ile T. Vakıflar Bankası T.A.O. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, adı geçen müdahiller yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi