
Esas No: 2021/19062
Karar No: 2022/5674
Karar Tarihi: 27.04.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/19062 Esas 2022/5674 Karar Sayılı İlamı
10. Ceza Dairesi 2021/19062 E. , 2022/5674 K."İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2018/179 esas, 2019/75 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/11/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 04/11/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 15/11/2017 tarihli ve 2017/15722 soruşturma, 2017/271 sayılı karar ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresinin 7 gün olarak gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, 03/12/2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 11/01/2018 tarihinde tedbirin infazı için Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 11/01/2018 tarihli ve 2018/36 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı,13/01/2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurduğu,18/01/2018 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede altı oturumluk bağımlılık programına alınmasına karar verildiği, hastane programının tebliği için ısrar uyarısı içermeyen çağrı yazısının doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 3 gün içinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- Erteleme kararı kaldırılarak, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2018 tarihli ve 2017/15722 soruşturma, 2018/1742 esas, 2018/1293 sayılı iddianamesi ile Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16/01/2019 tarihli ve 2018/179 esas, 2019/75 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanığa 28/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 08/03/2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurduğu,
5- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 28/01/2021 tarihli ve 2020/ 343 esas, 2021/63 sayılı kararı ile süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/11/2017 tarihli ve 2017/15722 soruşturma, 2017/271 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2018/179 esas, 2019/75 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/11/2017 tarihli ve 2017/15722 soruşturma, 2017/271 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar, şüpheliye 03/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; söz konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2018/179 esas, 2019/75 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli ... hakkında, 04/11/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/11/2017 tarihli ve 2017/15722 soruşturma, 2017/271 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın verildiği, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2018 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2018/179 esas, 2019/75 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre;
1- Şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi
yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiği, tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, bu nedenle kamu davasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan sanığın MERNIS adresine tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediği,
3- Sivas Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çağrı yazılarının sanığın doğrudan MERNİS adresine tebliğ edilmesi yukarıda açıklandığı üzere kanuna aykırı olduğu gibi, usulsüz olarak tebliğ edilen çağrı yazısından sonra şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 18/01/2018 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede altı oturumluk bağımlılık programına alınmasına karar verildiği, hastane programının tebliği için ısrar uyarısı içermeyen çağrı yazısının doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 3 gün içinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle de dosyanın kapatılmasına karar verildiği anlaşıldığından; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesinin a) fıkrasında düzenlenen “kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ” şartının gerçekleşmediği,
Anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca “kamu davasının
durmasına” ve “şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve infazının sonucunun beklenilmesi için Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesi gerektiğinden, Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2018/179 esas, 2019/75 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,
27/04/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.