Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/3629
Karar No: 2020/13755
Karar Tarihi: 17.11.2020

Zimmet - görevi kötüye kullanma - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2020/3629 Esas 2020/13755 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Yargıtay 5. Ceza Dairesi, bir kooperatifle ilgili olarak verilen mahkeme kararını inceledi. Mahkeme, bazı sanıkların görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükümlerinin, dava zamanaşımı süresinin dolmasından dolayı düşürülmesine karar verdi. Ancak, bir sanık hakkındaki zimmet suçuna ilişkin beraat hükmünün bozulması gerektiği sonucuna vardı. Mahkeme, daha önce verilen kararın eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile verildiği gerekçesiyle kararı bozdu. Kararda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesi, Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi, ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 321. maddesi, 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri açıklandı.
5. Ceza Dairesi         2020/3629 E.  ,  2020/13755 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma
    HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Sanıklara isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 07/10/2006 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
    2-Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
    Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15/01/2013 tarihli ve 2011/12134 Esas, 2013/351 Karar sayılı bozma ilamında "Soruşturma aşamasında mali bilirkişi heyetince ve kovuşturma sırasında Sayıştay emekli uzman denetçilerince tanzim edilen 06/10/2009 tarihli raporlarda, sanıkların görev yaptığı dönemde 280.518,18 TL avans açığı olduğu ve bu miktarın ..."ın üzerinde görüldüğü tespitine karşın, 08/12/2010 tarihli yine Sayıştay emekli uzman denetçilerinden alınan raporda, avans açığı bulunmadığının belirtilmesi karşısında,
    kooperatifin tüm gelir gider defter ve belgeleri ile dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, avans açığının bulunup bulunmadığı, açık var ise paranın kimin üzerinde göründüğü ve katılan vekilinin itirazlarında belirttiği SSK primlerinin, hak edişlerden kesilmekle birlikte kuruma yatırılmayarak kooperatifin zarara uğratıldığı hususlarında önceki raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde rapor alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği"nin belirtildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi sonrasında alınan 20/09/2013 havale tarihli bilirkişi raporunun kanaat ve sonuç kısmında kooperatifin yasal muhasebe kayıtlarının fiilen dosya arasında bulunmadığının tespit edildiği ve incelemenin kooperatifin tüm gelir gider defter belgeleri yerine sadece iki adet klasörden oluşan dava dosyasının esas alınması suretiyle düzenlendiği anlaşıldığından, bozma ilamında belirtilen kooperatifin tüm gelir gider defter ve belgeleri ile dava dosyasının konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek iddia, savunma ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip sanığın uhdesinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 17/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi