5. Ceza Dairesi 2019/3769 E. , 2020/13752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Petrol Piyasası Kanununa muhalefet (tüm sanıklar hakkında), ihaleye fesat karıştırma (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında), suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), özel belgede sahtecilik (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında)
HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Petrol Piyasası Kanununa muhalefet suçundan), beraat (sanıklar hakkında sahtecilik suçu dışındaki atılı suçlardan)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince bir karar verilmesi mümkün bulunmuş, sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan dava açılmadığı halde CMK"nın 225. maddesine aykırı olarak atılı suçtan beraat kararı verilmesinin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
CMK"nın 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 26/11/2018 tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye ve CMK"nın 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin bahse konu suçtan açılan kamu davasına KATILAN OLARAK KABULÜNE, sanıklar hakkında Petrol Piyasası Kanununa muhalefet ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olma suçlarından açılan kamu davasında suçtan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle söz konusu suçlardan verilen hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin vekili aracılığıyla vaki temyiz istemi ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 11/07/2013 tarihinde yapılan tebligatla davadan haberdar edilmesine rağmen usulüne uygun şekilde başvurarak katılan sıfatını kazanmadığı ve bu itibarla temyiz hakkı bulunmadığından, vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ..."ün ise haklarında Petrol Piyasası Kanununa muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Kaçakçılık suçlarına ilişkin davalara ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-85 Esas, 2007/109 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17. maddesindeki gibi özel bir düzenleme bulunmayan hallerde aralarında bağlantı bulunsa dahi, ihtisas mahkemelerince yargılanması amaçlanan suçlar ile diğer suçların yargılamalarının birleştirilemeyeceği nazara alınmadan, duruşmaya devamla ihaleye fesat karıştırma ile 5015 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından birlikte yargılama yapılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Diğer taraftan, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK"nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
Suça konu ihale evraklarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Hazine vekili ile bir kısım sanıklar ve müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.