
Esas No: 2019/7126
Karar No: 2020/1979
Karar Tarihi: 12.03.2020
Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs - Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2019/7126 Esas 2020/1979 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.02.2017 gün ve 2015/201 Esas, 2017/52 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarına göre duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK"nın 299/1. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada davadan haberdar edilmeyen Bakanlığın yokluğunda kurulan hükümle ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince verilen tevdi kararı uyarınca gerekçeli kararın tebliği üzerine Bakanlık vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş ise de, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re"sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK"nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için işlemeyi kastettiği nitelikli cinsel saldırı suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp ta, elde olmayan nedenlerle tamamlayamamasının gerektiği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince dosya kapsamı ile olay yerinin özelliklerine göre mağdureye yönelik cinsel saldırı eyleminin organ sokmak suretiyle gerçekleştirileceğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle tamamlanan eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken ilk derece mahkemesince suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 28.11.2017 gün ve 2017/3216 Esas, 2017/2602 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK"nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.