
Esas No: 2016/12828
Karar No: 2020/1976
Karar Tarihi: 12.03.2020
Hakaret - tehdit sanık; cinsel saldırı katılan sanık - Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2016/12828 Esas 2020/1976 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, tehdit (sanık); cinsel saldırı (katılan sanık)
HÜKÜM : Beraat
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen hakaret ve tehdit suçlarının 5237 sayılı TCK’nın 125/1, 106/1. maddelerinde düzenlenip, öngörülen cezaların üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve beraat eden sanığın mahkeme sorgusunun yapıldığı 23.06.2011 ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca müsnet suçlardan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Katılan sanık hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Gerekçeli karar başlığında suç adının cinsel saldırı yerine cinsel taciz olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında cinsel saldırı suçundan Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2010/10167 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 08.03.2011 tarihinde somut delil bulunmadığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, katılan ..."nin kendisine 27.04.2011 günü tebliğ edilen bu karara karşı kanuni süresi içerisinde 04.05.2011 tarihinde itirazda bulunduğu ve Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2011 gün ve 2011/613 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddedilerek kararın kesinleşmesinin ardından katılan ..."nin 08.03.2011 tarihinde aynı eylemle ilgili olarak yeniden müracaatı üzerine Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2011/3667 sayılı soruşturma dosyası kapsamında mevcut deliller tartışılmayıp, katılan ..."nin eşi ..."in de tanık sıfatıyla ifadesi alınmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK"nın 172/2 maddesi uyarınca sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 2012/1096 Esas numarası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK"nın 172/2. maddesinde "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" amir hükmü yer almaktadır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair verilip de kesinleşen kararların sanığın hukuki güvencesini sağlamak bakımından yeniden soruşturulabilmesi için yeni delil bulunması ceza muhakemesi şartına bağlanmıştır. Bu şart aynı zamanda ceza muhakemesine hakim olan "hukuk devleti", "adil yargılanma hakkı" ve "non bis in idem" (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz) ilkelerinin ihlallerini de engelleyecektir. Buna göre, sanık hakkında cinsel saldırı suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra olayla ilgili şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan ..."in tanık sıfatıyla yeniden dinlenmesinin yeni delil oluşturduğu kabul edilerek iddianame tanzim edilmiş ise de mevcut durumun yeni bir delil oluşturmadığı nazara alındığında, açılmış olan kamu davasıyla ilgili kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, katılan sanık müdafisi ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.