13. Hukuk Dairesi 2018/4623 E. , 2019/6427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2012 yılında taşeron firma üzerinden hazırlanan hizmet sözleşmesi ile davalı ... bağlı ... Fakültesinde temizlik işçisi olarak işe alındığını, lakin hizmet sözleşmesinden farklı işlerde asıl işverenin emir ve talimatları doğrultusunda ve yönlendirmeleri ile hayvan bakıcılığı ve çiftçilik hizmetlerinde çalıştırıldığını, taşeronlar ile mevcut alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun ... 4. İş Mahkemesi"nin 2009/258 E. ve ... 3.İş Mahkemesi"nin 2010/969 E. sayılı dosyaları ile belirlenmiş olduğunu, bu surette ilk başlangıçtan itibaren davalı üniversitenin işçisi olduğunun ve üniversitenin asıl işçileri ile aynı haklara sahip olduğunun açık olduğunun ve bu sebeple kendisine de ek tediye ödenmesinde zorunluluk bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00TL ilave tediye alacağının yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş; ıslah dilekçesiyle talebini 4.378,00 TL olmak üzere artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, taşeron firma üzerinden davalı üniversiteye bağlı fakülteye temizlik işçisi olarak alındığını ancak asıl işverenin talimatıyla hizmet sözleşmesinden farklı olarak hayvan bakıcılığı ve çiftçilik hizmetlerinde çalıştırıldığını, dolayısıyla üniversitenin asıl işçileriyle aynı haklara sahip olması gerektiğini ileri sürerek, 6772 Sayılı Kanun’dan kaynaklanan ilave tediye alacağını istemiş; mahkemece, davalı üniversitede 28 tarım işçisinin bulunduğu, 4857 Sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının B bendi uyarınca, elliden az işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı, davacının çalıştığı işyerinin bu neviden iş yeri olduğu, bu nedenle davacının İş Kanunu"ndan doğan ilave tediye alacağını talep edemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, daha evvel ... İş Mahkemesi’nin verdiği 06.11.2015 tarihli 2015/47E. 2015/714K. Sayılı, davacının görev tanımına uygun işlerde çalıştırıldığı, davalı üniversitenin asıl işçisi sayılamayacağı, dolayısıyla davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 26.01.2016 tarihli 2016/769E. 2016/1401K. sayılı ilamıyla, “Dosyada bulunan ihale şartnamelerinde genel temizliğin içerisine hayvan ve hayvan barınaklarının temizliği, bakımı, tarım alanlarının temizliği, tarım ürünlerinin ekimi, dikimi, toplanması gibi temizlik işinin ötesinde tarım işi niteliğinde işlerin temizlik adı altında işçilere görev olarak verildiği ve tanık beyanlarından bu işlerin bizzat yürütüldüğü anlaşılmaktadır. İhale şartnamelerindeki işin kapsamından verilen işin temizlik işi ile sınırlı olmadığı açıktır. Üniversitenin sayılan tarım işlerinde davacı gibi çalışan kadrolu işçilerinin bulunması halinde muvazaanın varlığının kabulü gerektiği gibi, verilen iş baskın olarak temizlik işlerini aştığından Üniversiteye bağlı çalışan toplam tarım işçisi sayısı tespit edilerek 50 işçiden fazla işçinin tarım işlerinde çalışması halinde İş Kanunu uygulanabileceğinden buna göre ilave tediye alacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.”
Gerekçesiyle bozulmuş; akabinde verilen görevsizlik kararıyla dosya işbu mahkemeye intikal etmiş olmasına karşın, anılan bozma ilamında araştırılması gerektiği belirtilen hususlar araştırılmaksızın hüküm tesis edildiği değerlendirilmiştir. O halde mahkemece, oluşturulacak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamının incelenmesi suretiyle, davacının 6772 Sayılı Kanundan kaynaklanan ilave tediye alacağı hakkının olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyize gelen davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,22/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.