Ceza Genel Kurulu 2016/495 E. , 2018/245 K.
"İçtihat Metni"
Kararı veren
Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 23. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Günü : 27.05.2013
Sayısı : 1133-362
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2012 tarihli ve 24112-8375 sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında katılan ... (Tanyel) Arslan"a yönelik kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesince 27.05.2013 tarih ve 1133-362 sayı ile; kasten yaralama suçundan TCK’nun 86/2 ve 52. maddeleri uyarınca 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK’nun 116/1-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden CMK"nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, mala zarar verme suçundan hüküm kurulmamıştır.
Hükmün katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesince 30.11.2015 tarih ve 12103-7298 sayı ile;
"...Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede, katılan sanık ..."in kapısına zarar verdiğinden bahisle dava açıldığının anlaşılmasına rağmen bu suç yönünden hüküm kurulmaması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 24.12.2015 tarih ve 296901 sayı ile;
"...Sanığa isnat edilen mala zarar verme suçunun işleniş şekline dair anlatım içinde yer alan "kapının kırılması" olgusundan bahsedilmesi, tek başına kamu davasının açılmış olduğunun kabulüne yeterli değildir.
Diğer taraftan sanık ... hakkında "mala zarar verme" suçundan usulünce bir kamu davası açıldığı kabul edilse bile, bu suçtan bir hüküm kurulmamış olduğundan bu suça yönelik temyiz davasının konusunun da bulunmadığı, kurulmayan bir hüküm hakkında herhangi bir karar verilmesinin mümkün olmadığı, Yüksek Daire tarafından hüküm kurulmayan kamu davası yönünden dava zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesinin mümkün olduğuna işaret edilmesiyle yetinilmesi gerektiği" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 18.02.2015 tarih ve 20610-1638 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Mağdur sanık ... ve mağdur sanık ... hakkında katılan sanık ... (Tanyel) Arslan’a yönelik kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlâli suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itiraz kanun yoluna tabi olduğundan bahisle bu kararlara yönelik taleplerin mahallince değerlendirilmesinin mümkün görüldüğü belirtilerek, mağdur sanık ... hakkında katılan sanık ... (Tanyel) Arslan’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiş; katılan sanıklar ... ve Sevinç (Tanyel) Arslan hakkında mağdur sanık ..."a yönelik yaralama suçundan beraat, katılan sanık ... (Tanyel) Arslan hakkında mağdur sanık ..."e yönelik hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, mağdur sanık ... hakkında katılan sanık ..."a yönelik tehdit suçundan beraat hükümleri temyiz ve mağdur sanık ... hakkında katılan sanık ... (Tanyel) Arslan’a yönelik tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itiraz edilmeksizin; katılan ... (Tanyel) Arslan hakkında mağdur sanık ..."ı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü ise Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında mala zarar verme suçu bakımından yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkemece sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulmuş bir hüküm bulunmadığı hâlde, Özel Dairece bu suça ilişkin olarak bozma kararı verilip verilemeyeceğinin, Özel Dairece bozma kararı verilebileceğinin kabulü hâlinde ise sanık hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılıp açılmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Sanık ... hakkında katılan ... (Tanyel) Arslan"a yönelik kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesince 27.05.2013 tarih ve 1133-362 sayı ile; sanık hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mala zarar verme suçundan ise herhangi bir hüküm kurulmadığı, katılan tarafından bu hususun temyize konu edilmesi üzerine Özel Dairece, mala zarar verme suçundan usulüne uygun kamu davası açılmasına rağmen hüküm kurulmaması isabetsizliğinden bozma kararı verildiği anlaşılmaktadır.
1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 305. maddesi uyarınca, ceza mahkemelerince verilen hükümler temyiz kanun yoluna tabidir. Hükümler, 1412 sayılı CMUK’nun mülga 253. maddesinin ikinci fıkrasında “beraat, mahkûmiyet, davanın reddi, davanın düşmesi, muhakemenin durması kararı” olarak sayılmış iken, yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK"nun 223. maddesinde “beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi, davanın düşmesi kararı” olarak sayılmıştır.
Hüküm niteliğinde olmamakla birlikte bazı kararların da kanun yolu bakımından temyizi kabil olduğu kabul edilmiştir. Örneğin; adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları (CMK"nun 223/10) ve geri verme talebi ile ilgili olarak verilen kararlar (TCK"nun 18/4) hüküm niteliğinde olmamakla birlikte temyizleri mümkündür.
Buna göre; Yargıtay tarafından temyiz incelemesi yapılabilmesi için öncelikle CMK’nun 223. maddesi uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar bulunması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Yerel mahkemece sanık ... hakkında katılan ... (Tanyel) Arslan"a yönelik mala zarar verme suçuna ilişkin olarak herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılan olayda; CMK"nun 223. maddesi uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar bulunmaması nedeniyle Özel Dairece bu hususun temyiz incelemesine konu edilemeyeceği ve buna bağlı olarak da bozma kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabulüne, Özel Daire kararından sanık ... hakkında mala zarar verme eylemine yönelik bozma nedeninin çıkarılmasına karar verilmelidir.
Birinci uyuşmazlıkla ilgili olarak ulaşılan sonuç nedeniyle, ikinci uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 30.11.2015 tarihli ve 12103-7298 sayılı ilamından; "Sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede, katılan sanık ..."in kapısına zarar verdiğinden bahisle dava açıldığının anlaşılmasına rağmen bu suç yönünden hüküm kurulmaması" şeklindeki bozma nedeninin ÇIKARILMASINA,
3- Dosyanın, diğer bozma nedeni uyarınca işlem yapılması için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2018 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.