Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/1141
Karar No: 2018/244

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1141 Esas 2018/244 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanıkların genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılan davada yapılan yargılama sonucunda 1 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve sanık ... hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği kararı verildiği belirtiliyor. Ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanıkların eylemlerinin silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğunun gözetilmediği gerekçesiyle kararı bozdu. Yerel mahkeme ise bozma kararına direndi. Ancak yapılan incelemede, sanıkların beyanı alınmadan direnme kararı verildiği tespit edildi. Bu nedenle, kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verildi. Kanun maddeleri olarak ise, sanıkların cezalandırıldığı TCK'nun 170/1 ve 53/1. maddeleri, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği TCK'nun 58. maddesi ve müsadereye ilişkin kararın TCK'nun 54. maddesi uyarınca verildiği belirtiliyor.
Ceza Genel Kurulu         2017/1141 E.  ,  2018/244 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza

    Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ve ..."ın, TCK"nun 170/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkındaki cezanın aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve TCK"nun 54. maddesi uyarınca müsadereye ilişkin Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.11.2013 gün ve 246-650 sayılı hükümlerin, sanıklar ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 03.06.2015 gün ve 36722-18214 sayı ile;
    “...Sanık ... ile katılan ..."un olay öncesinde kavga ettikleri, akabinde sanığın birçok kez katılana telefon ettiği, daha sonra sanıkların birlikte hareket ederek ikametinde uyuyan katılanın evinin önüne gelip katılan ... adına kayıtlı park hâlinde bulunan araca 5 el ateş ederek zarar verme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğunun gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel mahkeme ise 17.11.2015 gün ve 534-774 sayı ile bozma kararına direnmiştir.
    Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2016 gün ve 38283 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 gün ve 268-1939 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 27.11.2017 gün ve 425-13334 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanıklar ... ve ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların eylemlerinin genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu mu, yoksa silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarını mı oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, aleyhe olan bozma kararına karşı sanıkların beyanı alınmadan direnme kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yerel mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada sanıklara bozma kararı ve duruşma günü davetiyesinin tebliğ edildiği ancak sanıkların duruşmaya katılmadıkları, mahkemece sanıkların beyanlarının alınmasından vazgeçilerek aleyhlerine olan bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan önceki hükümlerde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK"nun 307/2. maddesinde de yer verilmiştir. Anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
    Bu itibarla, yerel mahkemece verilen direnme kararına konu hükümlerin aleyhe olan bozmaya karşı sanıkların beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden, sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 gün ve 534-774 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, aleyhe olan bozmaya karşı sanıkların beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek karar verilip hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2018 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi