13. Hukuk Dairesi 2016/16646 E. , 2019/6398 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı tıp merkezi hiperbarik oksijen tedavisi sunan sağlık hizmet merkezi olduğunu, davalı Kurum ile aralarında 06.02.2012 tarihinden 31.12.2012 tarihine kadar geçerli sağlık hizmeti sunum sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 11.1.8 maddesi uyarınca, merkezlerinin 21 hastadan pansuman ücreti adı altında ilave ücret aldığı gerekçesiyle aleyhlerine 15.147,60 TL cezai şart uygulandığını, ancak hastadan kesilen miktarın sunulan hizmetin bedeliyle orantılı olarak alınan ilave ücret olmadığını, sunulan hizmetten bağımsız olarak sunulan pansuman hizmetinin bedeli olduğunu,pansuman deyiminin hatalı bir kullanım olduğunu, uygulanan işlemin yara bakımı olarak adlandırılmasının gerektiğini, yani sunulan hizmetin salt hiperbarik tıp hizmeti olduğunu, yara bakım ücretinin alınmasının sosyal güvenlik mevzuatına aykırı olmadığını, bu hizmetin sunulmaması halinde ise hastaların hiperbarik tıp hizmetinden de gereği gibi yararlanamayacaklarını belirterek; davalı Kurumca uygulanan 15.147,60 TL cezai şartın iptali ile tahsil edilen bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı kurum vekili, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 15.147,60 TL"nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, yargılama aşamasında iki ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. 24.01.2015 tarihli raporda; pansuman tedavinin bir parçasıysa ücretsiz olarak yapılması gerektiği eğer paket dışında ayrıca fatura edilebilecekse bunun hasta için düzenlenen sağlık raporunda ayrıca belirtilmesi gerektiğini dolayısıyla uygulanan cezai işlemin yerinde olduğunu belirttikleri görülmüş,ancak bilirkişi heyetinde bulunan Prof. Tbp. Kd. Alb. ... (... Hekimliği ve ... Tıp Uzmanı)’ın çoğunluğa katılmayıp, hiperbarik oksijen tedavisinin özellik arz ettiğini, hastalardan iyileşmeyen yarası olanlarda asıl tedavinin yara bakımı olduğunu ve bunun yapılan tedaviden farklı bir tedavi metodu olduğunu, bunun ek ücret olarak değerlendirilemeyeceğini bildirerek diğer bilirkişilerin tam tersi bir görüşü mütalaa ettiği görülmüştür. 04.12.2015 tarihli diğer bilirkişi raporunda ise; hiperbarik oksijen tedavisinin kronik yara iyileşmesini konu alan endikasyonlarında yara bakımı yapılmadan yalnızca hiperbarik oksijen tedavisi uygulamasının tıbbi olarak kabul edilemeyeceğini, bu endeksiyonlarda yara bakımı tedavisinin hiperbarik oksijen tedavisinin bir parçası olmayıp bunun yanı sıra uygulanması gereken ayrı bir işlem ve tedavi olduğunu, ..."nın bu işlem için tedavi bedelini ödeme konusunda bir düzenleme getirmediğini, bu nedenle hizmet sunucusunun yaptığı işlem bedelini hastadan almasından başka çaresinin bulunmadığı ve bu nedenle cezai işlemin haksız olduğu mütalaa edilmiştir. Böylelikle söz konusu iki rapor arasında çelişki doğmuştur. O halde, mahkemece yapılacak iş, dosyadaki mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirilip, taraf iddia ve itirazlarını karşılayacak şekilde, uzman bilirkişi heyetinden, raporlar arası çelişkiyi giderici taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek eksik incelemeye dayalı ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.