13. Hukuk Dairesi 2016/13946 E. , 2019/6395 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, babaları ... ...’in 08.01.2000 tarihinde vefat etmesi üzerine davacının diğer mirasçılarla (ablası...ve annesi İnsaf ...) birlikte babasından miras kalan dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 1246 Ada, 9 Parsel nolu taşınmazın intikalini yapması için davalı abisine ... 5.Noterliğinin 02.06.2003 tarih ve 14119 yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletname verdiklerini, annesinin ölüm tarihi olan 07.03.2012’e kadar bu miras kalan taşınmazlarla ilgili herhangi bir intikal işlemi yapılmadığını ve vekaletnamenin üzerinden uzun bir zaman da geçtiği için vekaletnamenin artık geçerliliğini yitirdiğini düşündüğünü, Ocak 2013"de ... Tapu Sicil Müdürlüğüne yapmış olduğu yazılı başvuru sonucu, taşınmazın önce çok düşük bir bedelle davalının eşi ..."e, daha sonra ... tarafından dava dışı ... adında bir şahsa satıldığını öğrendiğini, bu satışlara haberi ve rızası olmadığını, satış bedelinin de kendisine hissesi oranında ödenmediğini, davalının vekalet görevini kötüye kullandığını belirterek; dava konusu taşınmazın dava tarihindeki satış bedelinden miras hissesine düşen bedel olarak 10.000,00 TL’nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, 27.04.2015 tarihli dilekçe ile talebini 125.000,00 TL ye çıkartmıştır.
Yargılama sırasında davalı ...’in vefat etmesi nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiş ve yargılamaya mirasçılar yönünden devam edilmiştir.
Davalılar vekili, muris ... ..."in vefatından önce, davacıya oturmuş olduğu ...-... adresindeki dairenin yanı sıra kendisi ve eşi İnsaf ..."in ölünceye kadar oturmuş oldukları ...-... adresindeki daireleri verdiğini, davacı ve kardeşlerinin, babaları muris ... ..."den kalan dava konusu ..."deki yıkık ve derme çatma 32 m2 alana sahip kargir ev niteliğindeki taşınmazın ise, mirasçıların onayı ve muvafakatiyle davalıların murisi ..."e bırakıldığını, sonrasında ise tamamen aile içi güvene dayalı şifahi anlaşma gereği o tarihte mirasbırakan ... ..."in sağ olan eşi, kızı ve davacının davalı müteveffa ..."e 02.06.2003 tarihinde toplu olarak vekalet verdiklerini, vekaletin geniş kapsamlı bir vekalet olduğunu, belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, her ne kadar davalılarca, murisin taşınmazlarını paylaştırdığını, ... ve ..."teki taşınmazları davacıya verdiği iddia edilmiş ise de, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre bu iddialarını ispatlayamadıklarından, bu taşınmazları davacının kendisinin edindiği, evveliyatının murise ait olmadığı, muris tarafından davacıya verilmediği kanaatine varılmış; davanın kısmen kabulü ile 93.750,00 TL"nin 10.000,00 TL"sinin dava tarihi olan 17/05/2013 tarihinden, 83.750,00 TL"sinin ıslah tarihi olan 27/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekâlet sözleşmesine dayanılarak yapılan taşınmaz satışlarından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. .... 5. Noterliği 02/06/2003 tarih 14119 yevmiye nolu vekaletnamenin incelenmesinde; vekalet verenlerin İnşaf ..., ... ve davacı ..."in olduğu, satış da içeren geniş yetkili vekaletname ile ... ... ..."in vekil tayin edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmaz olan ... Mah.200 Pafta,1246 Ada, 9 Parsel 32 m2 kargir evin tamamının ... ... adına kayıtlı iken, ... ..."in ölümü ile 03/06/2010 tarih 4655 yevmiye numarası ile İnsaf ..., ..., ... ve...adlarına intikalen tescil olunduğu, daha sonra bu taşınmazların tamamının kendisine vekalet verilen davalı muris tarafından eşi ..."e 03/06/2010’da satıldığı, ..."in hissesini ..."ya 14/09/2011 tarihinde kat karşılığı temlik ettiği,bu taşınmazda 28/10/2011 tarih 17576 yevmiye numarası ile 9 bağımsız bölümden ibaret kat irtifakı tesis edildiği ve 2440/29160 arsa payına tekabül eden zemin kat 3 nolu meskenin tamamının Neriman ... adına tescil edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Vekâlet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında, vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. Vekalet sözleşmesinde vekilin hesap verme borcu vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup, işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir. BK.nun 392.maddesi (TBK. 508. maddesi) hükmü gereğince vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur.
Bu ilke ve kurallar altında somut olaya bakıldığında, vekil olan davalının, gerek hesap verme ve gerekse, özen ve sadakatle iş görme yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığının saptanabilmesi için, satış işleminin yapıldığı tarihteki koşullar göz önünde tutulmalıdır. Mahkemece taşınmazın değeri konusunda; 16.02.2015 tarihinde alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın satış tarihi ve dava tarihi itibariyle arsa değeri hesaplanmış, taşınmazın davalıların murisi ... tarafından eşi ...’e 25.250,00 TL bedelle satıldığı ve taşınmazın gerçek rayiç değerinin satış bedeli olarak gösterildiği belirtilmiş, ancak mahkemece aynı kuruldan alınan 31.03.2015 tarihli ek raporda; dava konusu taşınmaz üzerine arsa sahibi Neriman ...’in dava dışı ... ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucu yapılan binadan adına tescil edilen dairenin dava tarihindeki değeri olan 375.000,00 TL’nin davacının ¼ hissesine düşen değer olan 93.750,00 TL yönünden yapılan hesaplamaya göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacının, davalıların murisine vermiş olduğu vekaletnamenin, sadece tapu intikali ve istediği şahsa, istediği bedelle satma, devretme yetkilerini içerdiği görülmüş olmakla birlikte, binanın yapımında davacı tarafın herhangi bir katkısı bulunmadığı sabittir. Bu durumda taşınmazın, davalılar murisi ... tarafından eşi ...’e satıldığı 03.06.2010 tarihi itibariyle, davacı ve davalı tarafın murislerine ait veraset ilamı çıkartılarak davacının arsa payı üzerinde hissesine düşen miktarın bedelinin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması, davalılar murisinin vekalet veren davacıya karşı, saptanacak bu bedelle taşınmazı satma ve aldığı bedeli ona ödeme yükümlülüğü altında bulunduğunun benimsenmesi, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, eksik incelemeyle ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının ve davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) no"lu bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının ve davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 1.601,00 TL harcın istek halinde davalılara, 29,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.