Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/5185
Karar No: 2021/1349
Karar Tarihi: 09.02.2021

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5185 Esas 2021/1349 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2020/5185 E.  ,  2021/1349 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Karar Tarihi : 03/03/2020

    Taksirle ölüme neden olma suçundan sanık ..."nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2019 tarihli ve 2018/242 esas, 2019/524 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/223 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Her ne kadar mercii Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesince, incelemenin; ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönlerine münhasır olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verilmiş ise de,
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında yer alan “İtiraz mercii, O Yer Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK"nın 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklinde yer alan gerekçesine nazaran, itiraz merciince itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesinin gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
    Dosya kapsamına göre;1-Sanığın sevk ve idaresi altında bulunan kamyonet ile müteveffanın idaresindeki motorsikletin çarpışması sonucunda, müteveffanın vefat ettiği olay nedeniyle yapılan yargılamada, mahkemesince tazmini gerektiren bir zararın bulunmadığı belirtilerek sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın, maddî zarar olduğu, manevî zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddî zararın da hâkimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” gerektiğinin anlaşılması karşısında, ölüm ile sonuçlanan olay nedeniyle mahkemece kusurlu kabul edilen sanık hakkında, ölenin yakınları olan müştekilerin “olay nedeniyle şikayetçi oldukları, davaya katılmak istedikleri” yönündeki ifadeleri, yine katılan vekilinin "maddi zararı bildireceğiz" şeklindeki 14/09/2018 tarihli duruşmadaki beyanları nazara alındığında, hakimin müştekilerin zararının tespitini sağlaması ve müştekilerin zararının tespitini takiben de zararı gidermesi amacıyla sanığa makul bir süre verilmesi gerektiği, bu hususlar yerine getirildikten sonra sonucuna göre 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesindeki koşullar dahilinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda sanığın hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,2- Mahkemesince sanığın olayda tali kusurlu olduğu kabul edilip mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mahkemenin kararına dayanak olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 19/06/2019 tarihli 79479511-101.02/2019/26021/3290 sayılı raporunda, sanığın asli derecede kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında, mahkemesince temel cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları ile açıklanan oluş şekli hususları birlikte değerlendirilip, temel cezanın asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tali kusurlu olduğundan bahisle ceza miktarının belirlenmesi suretiyle çelişki yaratılıp eksik cezaya hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11/08/2020 gün ve 94660652-105-39-7677-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/09/2020 gün ve 2020/74539 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Sanığın idaresindeki kamyonet tipi aracıyla gündüzün meskun mahaldeki çift yönlü yolda seyri sırasında kaza mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde kavşağa sağından giren motosiklete çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün hayatını kaybettiği olayda,
    1-Kurulan hükmün hukuki bir sonuç doğurmamasına imkan veren ve bu yönüyle sanık lehine olduğunda şüphe bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” gerektiği, sanık ile aynı celsede bulunan katılanların zararlarının giderilmediğine ve zararlarının giderilmesine yönelik taleplerini vurgulamalarına rağmen kendisine CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler açıklanıp anlatılan sanık tarafından zararı gidermeye yönelik herhangi bir söylem bulunmadığı gibi, hüküm verilinceye kadar geçen süre içerisinde zararın giderildiğine dair bir bilgi veya belgenin dosya içerisine girmediği anlaşılmakla; sanık hakkında objektif koşullardan olan zararın giderilmesi şartının gerçekleşememesine rağmen giderilebilecek bir zarar olmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği kaldı ki hakimin zararı gidermek isteyen sanığa basit bir araştırmayla tespit edilecek zararı gidermesi hususunda fırsat vermesi gerektiği gözetilmeden yasal şartları gerçekleşmeden sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verildiği görülmekle,
    2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itiraz üzerine, itiraz merciince, CMK"nın 231. maddesinde sayılan koşulların bulunup bulunmadığının tespiti yanında, itiraza konu karar hem maddi hem de hukuki yönden değerlendirilerek, hukuka aykırılık saptanması halinde gerekçesi de gösterilmek suretiyle itiraz kabul edilip, yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verileceği, bu bağlamda, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarını etkileyebilecek hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, açıklanmayan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarını etkilemesi halinde denetlenebileceği incelemeye konu olayda; katılanlar vekilinin itiraz dilekçesinde katılanların zararların mevcut olduğunu bildirmelerine rağmen, zararın giderilmediği ve zarara yönelik araştırma yapılmadığı ile, İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda sanığın asli kusurlu olduğunun tespit edilmesine rağmen tali kusurlu kabul edilerek alt sınırdan cezaya hükmedildiğini ile katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğinden bahisle, sanık müdafince ise sanığa tali kusur dahi atfedilemeyeceğine yönelik gerekçeler sunmuş olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 gün ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında vurgulandığı üzere, itiraz merciince, CMK"nın 231. maddesinde sayılan koşulların bulunup bulunmadığının tespiti yanında, itiraza konu karar hem maddi hem de hukuki yönden değerlendirilerek, hukuka aykırılık saptanması halinde gerekçesi de gösterilmek suretiyle itiraz kabul edilip, yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği, Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/223 değişik iş sayılı kararında itiraz merciinin incelemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluşup oluşmadığına yönelik olduğu gerekçesinin isabetli olmadığı ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin dilekçesinde yer verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarını etkileyebilecek nitelikteki itiraz konuları hakkında değerlendirilme yapılmadan karar verildiği görülmekle,
    Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/223 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi