20. Hukuk Dairesi 2014/2756 E. , 2015/83 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı - birleşen dosya davalısı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... Mahallesi, 446 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 17, 18, 23, 24, 25, 26 ve 27 parsel sayılı sırasıyla 3324,36 m², 1391,33 m², 1563,11 m², 2297,19 m², 3897,07 m², 803,66 m², 3013,39 m², 1905,44 m², 2079,14 m², 1143,46m², 1077,76 m², 2322,09 m², 119,81 m², 3262,82 m², 2830,79 m², 340,06 m², 1141,98 m², 671,17 m² ve 551,32 m² yüzölçümündeki taşınmazlar senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile kişiler adına fındık bahçesi ve tarla vasıfları ile, 446 ada 28, 29, 30, 44 ve 45 parsel sayılı sırasıyla 457,50 m², 435,96 m², 598,96 m², 1837,68 m² ve 2345,35 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla, kargir ev ve fındık bahçesi ve kargir ev ve tarla vasıflı olarak komisyon kararı ile tapu kaydına dayanarak kişiler ve Hazine adına hisseli olarak tespit edilmiştir.
Davacı birleşen dosya davalısı Hazine, çekişmeli taşınmazların ... Irmağı dere yatağında, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, tespit dışı bırakılması gerektiği iddiasıyla, tarım alanına dönüştürülmesi ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerin Hazine adına tescili, mümkün olmadığı takdirde ise ilgili yerlerin ırmak yatağı olarak sınırlandırılması istemi ile dava açmıştır. Birleşen dosya davacıları ..., ... ve ... tarafından ayrı ayrı dosyalarda, çekişmeli 446 ada 10, 12 ve 44 parsellere karşı açılan davalarda bu dava ile birleştirme kararı verilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazinenin davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, davacı ..."nin davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, davacı ..."un davasının reddine, davacı ..."in davasının reddine, 446 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 446 ada 44 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyonu kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan kagir evin ... oğlu ..."e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 446 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 12, 13, 17, 18, 23, 24, 25, 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 446 ada 28, 29, 30 ve 45 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyonu kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davacı - birleşen dosya davalısı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 15/07/2009 - 13/08/2009 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: dayanak tapu kayıtlarından bazılarının sınırında orman okumasına rağmen mahkemece yöntemince orman araştırması yapılmadığı, dayanak tapuların kapsamı tam olarak belirlenip, 4785 sayılı Kanun karşısında değerlerini koruyup korumadıkları hususunun tartışılmadığı, tapu kaydı miktar fazlası var ise berilenerek, miktar fazlasının zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı hususu üzerinde durulmadığı, ziraat bilirkişi raporunda imar ihya ve zilyetlik hususlarının ve jeolog bilirkişi raporunda da taşınmazların aktif dere yatağında kalıp kalmadığının yeterince açıklanmadığı ve ..."den de çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki su kanalı ve dere ıslah çalışmasının hangi tarihte yapıldığının sorulmadığı, anlaşılmaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ve varsa krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, revizyon görmemiş ise neden revizyon görmediği, tapu kayıtlarının varsa uygulandığı tüm parseller ve komşu parsel tutanak ve dayanakları, davalı iseler dava dosyaları, varsa tescil krokileri, ilgili yerlerden getirtilmeli, ...den su kanalı ve dere ıslah çalışmasının hangi tarihte yapıldığı sorulmalı, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tesbit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte istenmesi, yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden, 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen... (... Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek, bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir jeolog bilirkişi ve bir fen bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların yaşı, cinsi, sayısı, kapalılık durumu, çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı rapor alanmalı, taşınmazın orman mı yoksa orman içi açıklık alanlarda mı kaldığı tam olarak belirlenmeli, bu husus düzenlenecek krokide gösterilmeli, dayanak tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince yerel bilirkişiler ve tanıklar yardımı ile komşu parsel tutanaklarından da yararlanılarak yöntemince gereği gibi zemine uygulanıp, kapsamı tam olarak belirlenmeli, uygulama fen bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide göserilmeli, tapu kaydı miktar fazlası var ise o takdirde miktar fazlalılığının, zilyetlik yolu ile kazanılıp kazanılmayacağı değerlendirilmeli, dayanak tapu kayıtlarının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı, jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazların Bolaman Irmağı yatağında olup olmadığı, Bolaman Irmağı"nın aktif dere yatağı olup olmadığı, yatak değiştirip değiştirmediği, aktif olma özelliğini kaybetmiş ise tam olarak hangi tarihte kaybettiğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor düzenlettirilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve tapu kayıtlarınında uymadığının belirlenmesi halinde bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları ve imar-ihyanın araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; keşifte, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp tamamlandığı, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddî olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, tesbit tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazların kullanılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, tescile karar verilecek gerçek kişiler yanında, (murisler) yönünden de aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, jeolog bilirkişi raporu da gözetilerek, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı - birleşen dosya davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 19/01/2015 günü oy birliği ile karar verildi.