
Esas No: 2011/888
Karar No: 2012/4087
Karar Tarihi: 14.03.2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/888 Esas 2012/4087 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/09/2009 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından yapılan basın açıklamasında eleştiri sınırlarının aşılarak kişilik haklarının ihlal edildiğini beyan ederek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, basın açıklamasının davacının cami çıkışında basına verdiği beyanlara cevap niteliğinde olduğunu, eleştiri sınırlarının aşılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Başbakan ve siyasi parti lideri olan davacının bulunduğu mevki ve yüklendiği mesuliyetler eleştirilere açık, hoşgörülü ve tahammüllü olmasını gerektireceği, siyasi tartışmaya ilişkin dava konusu basın açıklamasının kişilik haklarının ihlali kastıyla söylenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu basın açıklamasında davacı hakkında seviyesiz beyanlarda bulunan, ahlak dışı saldırılar yapan, gaflet ve ihanet içinde olan, çukurda siyaset yapan ifadeleri kullanılmıştır. Davalının, kamuoyunu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma hakkı çerçevesinde; davacıyı eleştirmesi bir hakkıdır. Ancak, eleştiri hürriyeti eleştirilenin şahsiyetini tahkir edecek derecede olmamalıdır. Buna göre davalı tarafından kullanılan aşağılayıcı, tahkir edici uslup ve ifadelerin eleştiri olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Şu durumda, dava konusu basın açıklamasının tamamıyle hukuka uygunluğundan söz edilemez. Dolayısı ile, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, kararının bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/03/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.14/03/2012