Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/462
Karar No: 2018/221

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/462 Esas 2018/221 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmiştir. Ancak, katılanlar vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu sonrasında Yargıtay 15. Ceza Dairesi kararı bozmuş ve sanığın hakaret suçundan mahkumiyet edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yerel mahkeme ilk hükmünde direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleştiği için sadece hakaret suçuna ilişkin incelemeyi yapmıştır. Ancak, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceği değerlendirilmelidir. İnceleme sonucunda yerel mahkemenin aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, yerel mahkeme kararı bozulmuş ve dosya mahalline iade edilmiştir.
Detaylı kanun maddeleri:
- 5237 sayılı TCK’nun 129/
Ceza Genel Kurulu         2017/462 E.  ,  2018/221 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi :Asliye Ceza

    Sanık ... hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı TCK’nun 129/3. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.06.2013 gün ve 483-451 sayılı hükmün, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 22.04.2015 gün ve 8133-24194 sayı ile;
    “...Katılan ... ve katılan ..."ye yönelik hakaret suçu yönünden; katılan ..."nin beyanında sanığın kendisine sadece "senin ne biçim oğlun var o... çocuğu" dediği, o sırada katılan ..."nin de olay yerinde olması ve duyabilecek durumda olması nedeni ile ve bu hususun tanık ..."ın beyanı ile sabit olduğu, katılan ..."nin beyanında ise sanığın katılan ..."ye hitaben "şerefsizsiniz hepinizi sinkaf ettireceğim" şeklinde hakaret ettiği, katılan ..."nin ve katılan ..."nin sanığa hakaret ettiğini dair delil bulunmaması karşısında, hakaret suçunun karşılıklı işlenmemesi nedeniyle sanık hakkında katılan ..."ye ve Nuriye"ye yönelik hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi ise 06.10.2015 gün ve 405-713 sayı ile ilk hükümde direnmiştir.
    Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2016 gün ve 430286 sayılı “onama ve bozma” istekli tebliğnamesiyle istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 gün ve 146-1686 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, Yargıtay 15. Ceza Dairesince 06.04.2017 gün ve 3878-8823sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK"nun 129. maddesinin 3. fıkrasının uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, aleyhe olan bozma kararına karşı sanığın beyanı alınmadan direnme hükmü verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Yerel mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanık ve müdafii ile katılanlar ve vekiline bozma ilamı ve duruşma günü davetiyesinin çıkarıldığı, davetiye tebliğine rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi üzerine yokluğunda yargılamaya devam edilerek aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan, müdafiin dinlenilmesiyle yetinilip önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup müdafiin dinlenilmesi ile de yetinilemez. Aynı kurala 5271 sayılı CMK"nun 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
    Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 gün ve 405-713 sayılı direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2018 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi