10. Hukuk Dairesi 2015/16902 E. , 2016/2315 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacıya babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen şekilde, talebin zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı tarafından 25.06.2013 tarihinde Kurum"a müracaat edilerek, sigortalı babasından dolayı ölüm aylığı talep edilmiş olup, Kurum tarafından 25.10.2013 tarihli yazı ile, davacının babasının 5510 sayılı Kanunun Geçici 17. maddesi uyarınca prim ödemesi bulunmaması sebebiyle sigortalılığının tescil tarihi itibariyle durdurulduğu ve hizmetinin bulunmadığı gerekçesiyle aylık talebinin reddedildiği anlaşılmış, eldeki davada ise, davacının babasının vefat ettiği 15.06.2006 tarihi ile kendisinin 1479 sayılı Yasa"ya tabi çalışmasının başladığı 24.07.2008 tarihi arasında babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talep edilmiş, Mahkemece, talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından zamanaşımı def’inin Kurum tarafından ileri sürülmediği ve Mahkemece re"sen gözetilemeyeceği, bu nedenle de davanın reddi kararının hatalı olduğu ileri sürülerek hüküm temyiz edilmiştir.
5510 sayılı Kanunun, “Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans” başlıklı 97. maddesinde “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Kurum"a müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümler uygulanmaz...” hükmü yer almaktadır. Bu maddede düzenlenen zamanaşımı, yasadan kaynaklanmakta olup, davalı Kurum"un borcunun kapsamı yasa tarafından belirlendiğinden, somut olayda zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, Kurum tarafından dikkate alınması gerektiği gibi, Kurumca ileri sürülmediğinde dahi Mahkeme tarafından re"sen gözetilmesi gereken bir husustur.
Bu bakımından, eldeki davada, Mahkemece, zamanaşımına ilişkin hükümlerin resen gözetilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, davacının ölüm aylığı tahsis talep tarihinin 25.06.2013 oluşu, 15.06.2006-24.07.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden ölüm aylığı talep edildiği ve 5510 sayılı Kanunun 97. maddesinde yer alan “...ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağına...” ilişkin hüküm gözetildiğinde, somut olayda 5 yıllık zamanaşımının, talep konusu sürenin bir kısmına tekabül eden 25.06.2008-24.07.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden gerçekleşmediği belirgindir.
Kurum tarafından, davacının babasının 5510 sayılı Kanunun Geçici 17. maddesi uyarınca prim ödemesi bulunmaması sebebiyle sigortalılığının tescil tarihi itibariyle durdurulduğu ve hizmetinin bulunmadığı gerekçesiyle aylık talebi reddedilmiş ise de, hizmet döküm cetveline göre davacının babasının 01.01.1977-01.04.1997 tarihleri arasında geçerli olan ve Kurum tarafından da geçersizliği iddia edilmemiş olan 506 sayılı Kanun kapsamında 1327 gün çalışmasının bulunduğu anlaşılmakta olduğundan, hakkı doğuran sigortalı babanın ölüm olayının gerçekleştiği 15.06.2006 tarihi itibariyle, davacı yönünden ölüm aylığı tahsisi için gerekli olan sigortalının ölümünden önce sigortalı olma ve sigortalılık süresince aranan gün kadar malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma şartlarının gerçekleştiği gözetilerek, zamanaşımına uğramayan 25.06.2008-24.07.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 18.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.