17. Ceza Dairesi 2015/15017 E. , 2016/7716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamından, olay tutanağında, evden hırsızlık olayının saat 21.45 sularında telefonla haber verilmesi ve hırsızın halen olay yerinde olduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine saat 22.00 sularında gidildiğinin belirtildiği, müştekinin duruşmadaki beyanında, tutanağı doğrular şekilde evine geldiğinde hırsızlık olayını anlayıp kolluğa haber verilmesi üzerine yaklaşık 10 dakika sonra kolluğun evine geldiğini beyan ettiğinin anlaşıldığı, suç tarihinde Karaman ilinde güneşin saat 20.14"te battığı, TCK’nın 6/1-e maddesi hükmü ile gecenin saat 21.14"te başladığı, hırsızlık suçundan eylemin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK"nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasa"nın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanığa sorgu ve duruşma sırasında baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafiinin ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği ve Adli Tıp Kurumundan alınan rapor giderinin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bu giderin de sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; "TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine "TCK"nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi"nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle ve yargılama giderleri kısmından zorunlu müdafii ücreti olan 254,00 TL ve adli tıp gideri olan 285,00 TL ücretlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.