23. Hukuk Dairesi 2012/591 E. , 2012/2599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçlunun kömür ocağının satışı sonrasında şikayet olunanların hazine payı ve katkı payı gibi alacaklarının sıra cetveline dahil edilmeden öncelikle ödendiğini, şikayet olunan vergi dairesinin vergi alacağının da kendi alacaklarıyla birlikte garameten ödendiğini, diğer alacakların borçlusunun ihale alıcısı olduğunu veya en azından o alacakların da garameten ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Şikayet olunan özel idare vekili, kendilerine ödenen özel idare payı borcunun geçmiş dönemlere ilişkin olup takip borçlusu tarafından ödenmesi gerektiğini, Maden Kanunu’nun 40. ve 43., Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 80. maddesi gereğince takip alacaklarından önce söz konusu borçların ödenmesinden sonra icra müdürünün ihale alıcısına gerekli devir işlemlerini yapabileceğini savunarak, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer şikayet olunanlara şikayet dilekçesi tebliğ edilmiş, şikayete karşı cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, maden işletilmesi nedeniyle doğan şikayet olunanların alacaklarını ödemekle yükümlü kişinin takip borçlusu olduğu, o alacakların sıra cetvelindeki takip alacaklarından önce ödenmesi gerektiğinden sıra cetvelinin doğru olarak hazırlandığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Şikayete konu sıra cetvelinin düzenlenmiş olduğu ... İcra Müdürlüğü’nün 2006/3509 sayılı dosyasının incelenmesinden; şikayetçi tarafından borçlu . . ... aleyhine başlatılan icra takibinde borçlunun ruhsat sahibi olduğu maden ocağına haciz konulduğu,maden işletme ruhsatının satışı ile elde edilen satış bedelinden satışa konu saha ile ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Müdürlüğü’nce bildirilen ve 05.04.2004 tarihinden itibaren yatırılmayan Özel İdare payı, Köylere Hizmet Götürme Birliği payı ve Hazine payı ayrıldıktan sonra kalan kısmın şikayetçi ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü arasında garameten paylaştırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “ Devlet Hakkı ve Özel İdare Payı ”başlıklı 14. maddesinde devlet hakkının ne şekilde tahakkuk ettirileceği düzenlenmiş, ruhsat sahibi tarafından yatırılan devlet hakkının % 25’inin il özel idare payı olarak ruhsatın bulunduğu ilin özel idaresine, % 25’inin ruhsatın bulunduğu bölge ile sınırlı olarak altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere doğrudan ilgili ilçe veya ilçelerin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına, % 50’sinin de Hazine hesabına yatırılacağı, süresinde tahakkuk ettirilmeyen devlet hakkına 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
İlgili idare tarafından maden devlet hakkının ödenmesine ilişkin bir işlem tesis edilmeden, bu işlemin borçluya usulüne uygun olarak tebligatı yapılarak kesinleştirilmeden ve bu suretle vadesinde ödeme veya yasal yollara başvurma hakkı tanınmadan borçludan devlet maden hakkının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunduğundan söz edilemez (Danıştay Yüksek 8. Dairesi’nin 2008/2900 esas, 2011/1054 karar sayılı ilamı). Ayrıca, şikayete konu maden payı tahakkuku tahsile bağlı bir vergi olup, bu tür vergiler vadesinde ödenmez veya tahsil edilmez ise bu niteliklerini kaybedeceklerinden payın öncelikle ihbarname ile istenilmesi, bunun sağlanamaması durumunda ödeme emri düzenlenmesi gerekli olup, usulüne uygun tarh ve tahakkuka ilişkin işlem yapılmadan doğrudan ödeme emri ile istenilmesi durumunda kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmayacağından düzenlenmiş ödeme emri de mevzuata uygun olmayacaktır (Danıştay Yüksek 9. Dairesi’nin 1999/4531 esas, 2000/3644 karar sayılı ilamı ).
Takipsiz iştirak hallerinin düzenlenmiş olduğu İİK’nun 101. maddesinde belirtilen durumlarda, alacaklılara takip yapmadan ilk haciz üzerine satılan malın bedeli vezneye girinceye kadar başka alacaklıların koydurduğu hacze iştirak etme imkanı öngörülmüştür. İlgili idareler tarafından ruhsat sahibi borçlunun devlet hakkı ve özel idare payı borcu ile ilgili yukarıda ortaya konulan tespitler kapsamında 6183 sayılı kanuna uygun olarak yapılmış bir tarh ve tahakkuk işlemi, düzenlenmiş ödeme emri bulunmadığı görülmüştür. Gerek Maden Kanunu’nun 40. ve 43., gerekse Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 80. ve 81. maddelerinde devlet hakkı ve özel idare payı borcunun önceliği ya da imtiyazı konusunda herhangi bir yasal düzenleme mevcut değildir. Bu durumda mahkemece, satış bedelinden borçlunun şikayete konu devlet hakkı, özel idare payı ve Hazine payı borçlarının mahsubu suretiyle düzenlenen sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.