5. Hukuk Dairesi 2020/4303 E. , 2021/552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... mahallesi ... ada ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu ... ada ... parsel sayılı 2.555,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın, kamulaştırmadan arta kalan 576,69 m2 bölümünde % 100 oranında değer azalışına hükmedildiğinden taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi;
2-Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci
cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayarak Dairemiz karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi ve derhal ödenmesi gerektiğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a) 3-c bendinde yeralan (1978,31 m2 lik kısmının ) ibaresinin çıkarılmasına yerine (tamamının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, karardan bir suretin Tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine, taşınmazın tamamının) yazılmasına
b) 3 numaralı bendinde yer alan (Bozma sonrası tespit edilen bedelden ilk karar ile ödenmesi hüküm altına alınmış olan bedelin mahsubu ile bulunan ve davacı idarece bloke edilmiş olan 223.475,42- TL"nin üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak ilk karar tarihi 31/05/2016 olan tarihinden işbu mahkeme kararının kesinleşmesine kadar yasal faiz işletilerek davalıya ÖDENMESİNE,) cümlesinin çıkarılmasına,
c) 4 numaralı bendinde yeralan(dosyaya ek kamulaştırma bedeli olarak yatırılmış olan 223.475,42 TL nin de yine dava tarihinin açılışından 4 ay sonrasına tekabül eden 24/04/2016 tarihinden işbu kararın kesinleşme tarihine kadar) cümlesinin hükümden çıkarılmasına, yerine (Bozma sonrası tespit edilen ve üçer aylık vadeli hesaba yatırılan fark bedel 223.475,42 TL nin üçer aylık vadeli hesapta işlemiş nemaları ile birlikte davalıya derhal ödenmesine,üçer aylık vadeli hesapta bloke edilen bölüme ilişkin ödemenin karar tarihi itibariyle yapılamayacağı gözetilerek, mahkemece tespit edilen 223.47542 TL fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan 24.04.2016 tarihinden başlayarak Yargıtay 5 Hukuk Dairesi Onama tarihine kadar) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/01/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.